Irak'ın işgaliyle gelen savaşta, beş yılda 210 gazeteci ve basın çalışanı öldü; yüzlerce haberci şimdi Ürdün, Suriye ve daha az bir kısmı ABD ve Avrupa'da sürgün yaşıyor.
Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Irak İşgali'nden beş yıl sonra yüzlerce gazetecinin sürgünde yaşamak zorunda bırakıldığını açıklayarak, konuyla ilgili ayrıntılı bir rapor yayımladı.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve müttefiklerinin Mart 2003'te Irak'ı işgal etmesiyle başlayan savaş, beş yıl içinde 210 kadar haberciye mezar olmakla kalmadı, yüzlercesi de suikastlardan kurtulmak için Ürdün ve Suriye gibi ülkelere sığındı.
Bu gazetecilerden bazılarının da Avrupa ve Kuzey Amerika kentlerinde normal bir yaşantı arayışında olduğunu kaydeden RSF, "Avrupa ülkeleri, ABD ve Arap ülkeleri onlara kucak açacak politikalar oluşturmak zorunda" dedi.
2007 yılının ilk üç ayında İsveç'e iltica etmek için başvuran Iraklıların sayısının 9 bin 300 olduğunu, aynı dönemde bu sayının Fransa için sadece 63 olduğunu hatırlatan RSF, "Fransa, bu konuda daha fazla çaba sarf etmeli, İlgili bakanlıkla yazışmalar yapmamıza rağmen, Ekim 2007'de dört Iraklı gazeteciye vize verilmedi" şeklinde açıklama yaptı.
RSF, Iraklı gazetecilerin yine Iraklı Sünni ve Şii milislerce, El Kaide örgütünce, Irak polisince ve ABD'nin başını çektiği müttefik güçlerinin hedefi olduğunu, sonuçta bu saldırılarda 210 gazeteci ve medya çalışanının hayatını kaydettiğini duyurdu.
Saldırılarla ilgili Irak İçişleri Bakanlığı'nın açtığı soruşturmalar sonucunda çok az vakada tutuklamaya gidildiğini açıklayan RSF, "Şimdi gazeteciler, dünyanın en tehlikeli ülkesinden kaçarak kendileri için güvenli olan başka ülkelere gidiyorlar. Ancak bu sürgün, onlar için sorunlarının çözülmesi anlamına gelmiyor, ne yazık ki. Neredeyse tamamı, aileleriyle veya yalnız, belirsiz bir yaşam sürüyor" dedi.
RSF, Irak'ta İspanyol EFE Ajansı'na muhabirlik yaptığı sırada bir fırının kapısındaki ölüm listesinde adına rastlayan ve El Kaide örgütünden çekindiği için sürgüne giden bir kişiyle de görüşme yaptı. RSF Raporu'nda, ayrıca, geçmişte ABD merkezli bir televizyon kanalının muhabirliğini yaparken Şii Mehdi Ordusu'nun peşine düştüğü Sunni bir gazetecinin durumuna da adı açıklanmadan yer veriliyor.
RSF, savaş sürecinde gazetecilere yönelik 87 kaçırma vakası tespit ettiklerini, aralarında bir Britanyalı'nın da bulunduğu 15 kadarının halen silahlı grupların elinde olduğunu bildirdi. Britanya merkezli ITN televizyonunun Fransız temsilcisi Fred Nérac, savaşın daha ikinci gününde Iraklı ve ABD askerlerinin açtıkları ateşin arasında kaldıktan sonra bir daha bulunamadı. (EÖ/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN