Gazeteci, internet günlüğü sahibi ve kadın hakları aktivisti kadınların yoğun baskılarla karşılaştığını bildiren RSF, İran, Afganistan, Hindistan, Mısır ve Arjantin'deki mücadele ve baskıları kınadı.
Kadınların yaşam koşullarını özgürce sorgulamak isteyenlerin desteklenmesi gerektiğini bildiren RSF, "2008'de, bu meseleyi ele aldıkları için insanların ölümle tehdit edilmesi, tutuklanması, konunun tabu olarak kalması kabul edilemez" diye belirtti.
RSF, sansürü aşmanın bir yolu olarak internette faaliyet gösteren İranlı kadınların sayısında ciddi artış olduğunu, buna karşın Mahmut Ahmedinecat rejimi bir yılda 32'si gazeteci olmak üzere 40'ın üzerinde muhalif kadını çeşitli süreler için tutukladı. Tutuklananlardan bazıları, haftalarca hapiste kaldı ve kefalet karşılığında özgür kalabildi.
Ancak İranlı kadınlar, Tahran sokaklarında hakları için yürüyor, eylemlerine ait metin ve görüntülere bloglarda ve internet gazetelerinde yer veriyor
Nisan 2007'de açıklama yapan İran Haberleşme Bakanı, kadın hareketinde yer alanları "yıkıcı faaliyet içerisinde olmak" ve "dış güçlerin etkisinde olmak" ile suçladı.
Zanan adlı aylık feminist derginin yayını, 28 Ocak'ta "okurların akıl sağlığına zarar verdiği" gerekçesiyle durdurulunca 30 kadın çalışanı işsiz kaldı. Wechange sitesi yazı işleri müdürü Parvin Ardalan'a, Olof Palme 2007 Ödülü'nü almak için Stokholm uçağına binmek üzereyken ülke dışına çıkış yasağı geldi ve pasaportuna el kondu.
Afganistan’da 23 yaşındaki gazeteci Seyid Perwiz Kambakhsh, Kuran’daki kadınlarla ilgili bazı ayetleri İranlı bir aydından aktaran metni dağıttığı için 22 Ocak'ta ölüm cezasına çarptırıldı.
Bu ülke muhafazakarları, kadınların çok sık televizyon ekranlarında gözüktüğünü, "İslam Ahlak kuralları"na saygı gösterilmesi için bir yasanın çıkarılmasını istiyorlar.
Şubat'ta kendilerini Talibanlı yetkili olarak tanıtan kişiler, Mezar-ı Şerif'te üç kadın gazeteciyi, "Dikkatli olun, eğer televizyonda kendinizi sergilemeyi sürdürürseniz aile üyelerinizi kaçırırız" sözleriyle tehdit etti. Gazeteciler hâlâ korumasız.
Hindistan'da yazar Teslime Nesrin, aldığı tehditlerden,
Kasım 2007'ten bu yana yeniden polis korumasında yaşamaya başladı.
Arap Kadınlarla Dayanışma Derneği'nin kurucusu olan Mısırlı yazar Neval Saadavi'nin (Nawal Saadawi) durumu da çok farklı değil: Tehditler alan ve yargılanan Saadavi, ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Yazar şimdi Avrupa'da yaşıyor.
Arjantin'de Vaca İnternet Haber Ajansı ve MU gazetesi kurucusu Claudia Acuña da, Başkent Buenos Aires'teki seks işçiliğinde bazı yetkililerin de parmağının bulunduğunu iddia ettiği için, polis Temmuz ayında evine gelenlerin kimlik bilgilerini topladı. (EÖ/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN