Tuzla'da 7 ayda 15. ölüm

"Devletin Gücü Tersane Patronlarına Yetmiyor mu?"

LİMTER-İŞ işçilerin sürekli öldüğü Tuzla tersanesi işverenlerinin yargılanmasını istiyor; "37,5 saat olması gerekirken 70 saat çalıştırılıyoruz" diyor. TİB-DER işçi Toy'un öldüğü gemiye "Artık yeter" pankartı astı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
14 Şubat 2008, Perşembe

Liman, Tersane, Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası (LİMTER-İŞ) işçi Cevat Toy'un önceki gün (12 Şubat) Tuzla'daki DEARSAN tersanesindeki çalışma koşulları nedeniyle ölmesini protesto etti; ölümlerin sorumlularının yargılanmasını istedi.

Ellerinde bir tabutla eylem yapan işçiler, Tuzla'daki tersanelerde ölümlere neden olan koşulların hepsinin bilinmesine karşın hâlâ hükümetin ve devletin gerekenlerini yapmadığını anımsatıp sordu:

"Devletin gücü tersane patronlarına yetmiyor mu ya da tersane patronları devlet mi?"

Tersane İşçileri Birliği Derneği (TİB-DER) de, Toy'un çalışırken ambarına düşerek öldüğü gemiye, üzerinde "Artık Yeter! Tersanelerde iş cinayetlerine son!" yazan bir pankart astı.

7 ayda 15. ölüm

LİMTER-İŞ son yedi ayda 15 işçinin öldüğü Tuzla tersanelerinde, şimdiye kadar kendi saptayabildikleri toplam 79 işçinin öldüğünü anımsattı.

"Her gün yanı başımızdan ambulanslar geçer"

LİMTER-İŞ açıklamasında şöyle dedi:

"Her gün yanı başımızdan siren çalarak sayısını saymakta zorlandığımız ambulanslar geçer. Her ambulans geçtiğinde içimiz ürperir, bir can daha eksildiğimizi hissederiz. Beynimizin ve yüreğimizin yarısı ambulansta, çalışmaya devam ederiz. Acı olan ise tersanelerde yaşanan iş kazaları ve iş cinayetleri sanki kaderimizmiş gibi, sesimizi çıkaramayız. Arkadaşımız yanı başımızda iş cinayetine kurban giderken, hiçbir şey olmamış gibi çalıştırmaya devam ettirirler."

"37,5 olması gerekirken 70 saat çalıştırılıyoruz"

Sendika, işçilerin uzun çalışma saatlerine zorlanmasının nasıl bir ihlal olduğuna da değindi:

"Tersaneler ağır ve tehlikeli işkolları arasında olmasına rağmen, işkolu yönetmeliği haftalık 37,5 saat çalışmayı öngörürken, tersanelerde 70 saat çalıştırılıyoruz."

"Basından korkunuz niye?"

LİMTER-İŞ terane işverenlerine "Şayet iş güvenliği tedbiri alıyorsanız ki, aldığınızı söylüyorsunuz, basından bu kadar korkunuz niye?" diye de sordu.

" Madem her türlü tedbiri alıyorsunuz, neden sendikamızın Tersaneleri inceleme ve izleme komisyonu kurulması ve ona denetleme yetkisi verilmesi talebini kabul etmiyorsunuz? Çünkü korkuyorsunuz. Çünkü yasadışı çalışıyorsunuz. Kural tanımıyorsunuz. Plazalarınız, servetiniz işçi kanı üzerinde yükseliyor." (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN