Sevgililer Günü'ne Siyam kedisi Maviş'in hikayesiyle uyandık. Bir sokak kedisini seviyor ve evinden atılıyor. Olsun Maviş değil, onu atanlar utansın. Olacaksa eğer, herkesin Maviş gibi bir sevgilisi olsun.
Fuzuli "Leyla ile Mecnun"u yazdıktan sonra sevgililer ya da aşıklar için başka ne yazılabilirdi ki? Ama yine de sevgililer ve sevgililik hakkında, icad edildiğinden beridir de sevgililer günü hakkında felsefi, popüler, edebi, ilmi, sosyolojik o kadar çok şey söylendi ki yüzyıllardır, geriye kalan tekrar, sayıklama...
Mersin'de sokak kedisiyle çiftleştip gebe kaldığı için sahibinin reddettiği Siyam kedisi Maviş'in hikayesi ise 14 Şubat sabahına bir anlam kattı, derin ve sahici bir etki yarattı.
Maviş'in "sahibi"" (bu sözcük pek uygun kaçmıyor ama şimdi yerine ne söylemek gerektiğini düşünmek için zaman yok) "davul bile dengi dengine" diyerek, "soysuz" sokak kedisini yakıştıramamış Maviş'e, aşkının meyvası yavrularını da istememiş, bir veterinere teslim etmiş...
Fakat fotoğraf insanın içini rahatlatıyor. Maviş'in umurunda değil, yavrularını emziriyor ve sanki "Ben nasılsa bir lokma mama her yerde bulurum" diye bakıyor.
"Yüksek ırkını" falan bir yana bırakıp gönlünümüzü kazanan Maviş üzülmesin, ona mutlaka yeni bir ev bulunur... Soylu ve güzel bir kedi olmaktan çok, kalender ve "serseri" olduğundan ...
Bu toplumsal sınıf farkı, ırk meselesi insan dünyasının her alanında ve tabii aşkta da ayrımcılıkların en alasının nedenidir, dünya edebiyat ve sinema tarihi buradan çıkan aşk acılarını anlata anlata bitirememiştir...
Hatta aynı Maviş'in başına geldiği üzere soylu ve zengin sınıftan gelen kişinin bunu reddetmesi daha ağır cezalandırılan bir tutumdur genellikle.
Fakat bunun dışında ırk, soy, sop, sınıf farkı, yaş farkı, zihniyet farkı, toplumsal baskılar ve başka aklımıza gelmeyen bir yığın nedenle o kadar çok kavuşamayan/kavuşturulamayan sevgili var ki...
Ama tabii bir yandan da hayatta kalma derdi, metropol yaşamı, bütün bu oyukların üzerini örtüyor. "Sevgilim odun, hediye almıyor" afişleri, kırmızı kalpler, hediyeler, bonus'lar, bir alana bir bedavalar'la, "bir çift olarak" tüketici olmakla, sevgiliyle aramızdaki mesafe ya da mesafesizlik görünmez hale geliyor. Maviş'in hikayesi kadar ortada, açık ve sert hikayelere tahammülümüz kalmıyor.
Bizi sert hakikatle yeniden buluşturduğu için Maviş'e teşekkür eder, sevgililer gününüzü kutlarız... (NZ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN