Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu başörtüsü düzenlemesinin anayasada yapılmasını eleştirdi; "Nasıl bağlanacağını dayatmak, başörtüsünü yasaklamaktan daha büyük ihlal" dedi.
Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, bianet'e Adalet ve Kalkınma Partisi'yle (AKP) Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) "başörtüsü sorunu"nun çözümü için anlaştığı hukuki düzenlemenin anayasal sisteme aykırı olduğunu söyledi:
"Türban bir anayasa konusu değil. Eğer yine de bu yolla düzenlenecekse başörtüsünün nerede serbest olmadığının belirtilmesi lazım, örneğin kamu dairelerinde, ilkokulda ve liselerde serbest olmadığının açıkça yazılması gerekir."
Tasarıya göre Anayasa'nın 42. maddesinde, "Öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları, kanunla tespit edilir" deneceğini hatırlatan Kaboğlu, sınırlamanın anayasada yapılması gerektiğini vurguladı, "Başörtüsüyle okuyan bir kadın, 'hukuki güvenlik' ilkesinden yola çıkarak ileride kamu kuruluşlarında çalışmayı talep edebilir" dedi.
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Kanunundaki "Çene altından bağlanmalı" ifadesinde sakıncalar bulunduğunu ifade eden Kaboğlu, bunları şöyle sıraladı:
Düzenlemenin "Kadınlar üzerindeki egemenlik arayışının sergisi" olduğunu kaydeden Kaboğlu'na göre değişikliğin özgürlükler alanında götürüsü getirisinden çok daha fazla olacak:
"Başörtüsünün sınırını iktidarın belirlemesi, başörtüsü kullananları rencide etmek ve reşit olmadıklarını ortaya koymak demek. Diğer yandan 'genel ahlaka aykırı olmamak kaydıyla' gibi ifadeler de düzenlemeye eklenirse, Damokles'in kılıcı başörtülü olmayanlar üzerinde sallanır. Genel ahlaka ne aykırı, buna kim karar verecek? Tehlikeli bir yaklaşım biçimi."
Başörtüsü yasağının kalkmasında öncü rol üstlenen partinin AKP olmasının sıkıntı yarattığını ifade eden Kaboğlu, şöyle konuştu:
"Eğer düzenlemeyi yapan AKP değil de örneğin sol bir parti olsaydı, partiler bunun özgürlük sorunu olduğu yönünde anlaşsaydı 'Rejim tehlikeye mi giriyor' kuşkuları doğmazdı. Süreci sıkıntısız atlatmak için yargının tutumu da evrilmeliydi. Şimdiki koşullarda genç kızların başörtüsüne özendirildiğini düşünüyorum. Talep tabandan gelmeliydi, tersi oluyor."
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin "Yasaklayabilirsiniz", Anayasa Mahkemesinin "Yasak" dediğini vurgulayan Kaboğlu'na göre, bu kadar açık olmayan yasal bir düzenlemeyle, rahatlama ve güven yoluyla serbestliğin önü açılabilirdi. (GG/TK)
AKP , MHP , başörtüsü , türban , İbrahim Kaboğlu

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN