16 Yaşındaki Gizem: Homofobiyi Değil, Aşkı Savunalım!

Kimileri homofobik, kimileri değil, kimileriyse konuyla hiç ilgilenmiyor. Bense "Ne suç, ne günah, ne de hastalık" diyerek yine, yeniden söylüyorum: Homofobiyi değil aşkı savunalım!

İstanbul - BİA Haber Merkezi
24 Ocak 2008, Perşembe

Çeşitli kişilerle yaptığım görüşmeleri toparlayıp toplumumuzun eşcinselliğe bakışını değerlendirmeye çalıştım. Konuya geçmeden önce homofobinin tanımını yapmak istiyorum.

Homofobi, asıl anlamıyla "eşcinsellere karşı duyulan korku" demek. Ancak günümüzde eşcinsellere karşı olanlar için de kullanılabilen bir kavram halini aldı.

Görüştüğüm insanlar açıkçası beni şaşırttı. Ben genellikle tepkili bir homofobi beklerken, akıllıca cevaplarla homofobi karşıtı olanlar beni çok memnun etti. Ancak özellikle ilk gruptan birilerini bekliyordum ki, neden homofobik olduklarını sorabileyim...

"Eşcinsellere saygı duyuyorum, herkes de duymalı" 

Aldığım cevapları en beğendiğim yorumdan başlayarak sunmak istiyorum.

Bir matematik öğretmeninden:

"Bu bir tercih meselesi değil, biyolojik bir şey! Saygı duyuyorum onlara ve herkesin de duymasını isterim. Onlara 2. sınıf insan muamelesi yapanlara da karşıyım! Tamamen saçmalık bu. Ortada bir ayrım varsa en fazla sigara içenle içmeyen arasındaki gibi basit bir ayrım olabilir, o kadar."

Ne kadar da haklı, özellikle son dediğinde! Diğer yorumlarsa "yanlış yetiştirme"yi, "çevrenin etikisi"ni vurguluyor ve hepsi homofobik olmayan tarafta.

"Ailemden olmadıkça karşı değilim" 

İlgimi çeken bir başka yorumsa:

"Karşı değilim ama, bu kişi ailemden olsa kızarım."

Gerçekten ilginç...

Son olarak homofobik yorumlardan bahsetmek istiyorum ki özellikle dikkat çekmek istediğim bir yorum var. Yorum şöyle:

"Karşıyım! Allah’ın yarattığı sistemle ters düşen, ayrıca beynin pragmatik yönüne de ters düşen bir eylem olduğundan karşıyım!"

Eşcinsellik ne suç, ne de günah 

Siz nasıl buldunuz? Aranızda bu düşüncelere sahip olanlar eminim çok.

Ha bir de "umursamazcılar" var. Onlar daha da başka. Hiçbir şeyle ilgilenmek istemiyor gibiler, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" sözünü benimsemiş gidiyorlar.

Ne diyelim, yolları açık olsun...

İşte genel durum böyle... Kimileri homofobik, kimileri değil, kimileriyse ilgilenmiyor.

Bense "Ne suç, ne günah, ne de hastalık" diyerek yine, yeniden söylüyorum:

Dostlarım homofobiyi değil aşkı savunalım! (GMA/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN