Avrupa Konseyi'nden Kadına Yönelik Şiddete Karşı Sözleşme Çağrısı

İnsan Hakları Komiseri Hammarberg, kadına yönelik şiddete karşı uluslararası, bağlayıcı bir sözleşme çağrısında bulundu. "Erkek siyasetçiler duyarsız; sözleşme mücadeleyi hızlandırır."

Brüksel - BİA Haber Merkezi
10 Ocak 2008, Perşembe

"Aile içi şiddet hâlâ Avrupa toplumlarının büyük sorunlarından biri. Bütün uluslararası konferanslara, deklarasyonlara rağmen kadınlar kendi evlerinde şiddete maruz kalmaya devam ediyor."

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg, uluslararası ölçekte ya da Avrupa çapında kadına yönelik şiddete karşı bağlayıcı ve yaptırım içeren bir sözleşme oluşturulması gerektiğini söyledi.

Bir açıklama yapan Hammarberg, oluşturulacak uluslararası sözleşmenin şu noktaları içermesi gerektiğini vurguladı:

  • Kadına yönelik şiddetin çerçevesini en geniş anlamda çizen yasal bir tanım getirilmeli.
  • Yasanın uygulanması için hukuki kılavuzlar ve politikalar oluşturulmalı
  • Önleyici ve eğitici ilkeleri içeren; yerel ve ulusal ölçeği de kapsayan bir hareket planı ve strateji oluşturulmalı.
  • Polis, sosyal çalışmacılar, sağlık çalışanları, eğitim çalışanları ve yargı çalışanlarının eğitimi için bir program oluşturulmalı.
  • Mağdurların rehabilitasyonu ve yeniden hayata katılması için programlar sunulmalı.

"Erkek siyasetçiler duyarsız" 

Kadına yönelik şiddetin bir anda sonlanmayacağını; bu yüzden bir an önce harekete geçmek gerektiğini belirten Hammarberg, böyle bir sözleşmenin ulusal ölçekte reformların önünü açacağını ve tavır değişikliğini getireceğini belirtti.

"Ülkelere yaptığım ziyaretlerde bu konuyu -çoğu erkek- siyasetçilerle konuşuyorum. Bazıları sorunun önemini kavramış görünüyor ama önemli kısmı maalesef soruna karşı kayıtsız. Sadece bu değil, kimileri geride kalmış olması gereken şovenist şakalar yapmaktan da geri durmuyor."

Sığınma evlerinin önemi 

Hammarberg, kadın sığınaklarının önemine dikkat çekti. "Geçtiğimiz aylarda İrlanda, Arnavutluk ve Avusturya'da sığınakları ziyaret ettim ve oradaki kadınların bu sayede daha kötü trajedilerden nasıl kurtulduklarını dinledim."

Hükümetlerin sığınakların yaygınlaşmasından sorumlu olduğunu vurgulayan Hammarberg, mağdurlara yönelik kapsamlı rehabilitasyon ve sosyal destek projelerinin yanı sıra yargının bu soruna duyarlı olmasının da önemini vurguladı.

Türkiye'de yasa 50 binden fazla nüfuslu her yerleşime sığınak açılmasını söylerken şu an sadece 36 sığınma evi var. Kadın örgütleri geçtiğimiz ay Sığınaklar Kurultayı'nda bu durumu eleştirerek önümüzdeki günlerde kapsamlı bir kampanya başlatacaklarını söylemişti. (EÜ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN