Kıbrıs üzerine çalışmalarıyla tanınan Hasgüler, ABD'nin Türkiye'nin Kıbrıs harekatını "önleyememiş" olmasını, "Akdeniz'in Castro'su" olabilecek gibi görünen Makaryos'tan kurtulma isteğine, anti-komünist hezeyana bağlıyor.
"O dönemde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1. Başkanı Başpiskopos Makaryos'un 'bağantısızlık' hareketinde önemli bir konumu vardı. Bu hareket soğuk savaş koşullarında ABD'yle değil de SSCB'yle yakın ilişkide olan bir kimliğe sahipti. Makaryos hakkında 'komünist, sapık' gibi nitelemeler de buradan geliyordu. Makaryosu'un 'Akdeniz'in Castro'su' olabileceği düşüncesi vardı, harekat ne de olsa Küba olayından 12 yıl sonra gerçekleşti. 'Kızıl papaz' gibi sözler anti- komünist bakış açısıyla bağlantılı. Makaryos'la ilgili gerek cuntacıların, gerek sivil idarecilerin, Türkiye, ABD ve ingiltere'nin görüşleri farklı değil."
Kıbrıs üzerine çalışmalarıyla tanınan ve "Kıbrıs'ta Enosis ve Taksim Politikalarının Sonu" kitabının yazarı Yrd. Doç Dr. Mehmet Hasgüler ABD Dışişleri'nin 1973-76 dönemine ait Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan arşivlerinde Makaryos'a dair yaklaşımı böyle yorumladı.
Hasgüler Radikal'in dünkü haberinde belgeler içinden öne çıkardığı "ABD'nin harekatı önleyemediği" saptamasınıysa şöyle değerlendirdi:
"20 Temmuz 1974'teki operasyonun ABD'den icazet almadan yapıldığını söylemek mümkün. Bu tablo içinde Türkiye'nin göreceli bir özerklikle müdahale etmesi bir anlama sahip. Kıbrıs uluslarası açıdan 600 bin nüfuslu mikro bir ülkeydi, 'sui generis' (kendine has) siyasal yapısıyla NATO'nun garantörlüğünde egemenlik ve bağımızlığa sahipti ama bağlantısızlık hareketinde makro bir etkiye sahipti. Kıbrıs'ta bir polis harekatı ve istikrarsızlaştırma gerekiyordu, bu da Makaryos'u devreden çıkarmakla mümkündü. Amaç Kıbrıs'ı bölerek yenilir çiğliğe kavuşturmaktı. Türkiye Kıbrıs'a çıkartma yaptığında Yunanistan'la savaşmadı. NATO üyesi iki ülke savaşamaz prensibi var. Makaryos'la birlikte etnik miliyetçiliğin sarhoşluğuna düşen Kıbrıs, Rum ve Türk egemenleri, bu devleti ayakta tutma konusunda insiyatif alamadı."
Hasgüler "Makaryos'un 1955'te Asya Afrika konferansında sömürgecilik karşıtı konuşma yapmasıyla dünya politikasında görebileceği desteği devlet başkanı olmadan yakaladığını, ancak bunu içeriyle destekleyemediğini" belirtti.
Hasgüler ABD istihbaratçılarınınsa Rum darbesini öğrenememiş olmasını ihtimal dışı görüyor: "1974'te ABD'nin desteklediği, Yunan subayların yönettiği cunta Makaryos'u devirdi. O fotoğraf içinde bunun izahı var. Soğuk savaşa uygun bir yapı geliştirilmesi için Makaryos'un orada durmaması gerekiyordu, dursa da elinin kolunun kırılması gerekiyordu." (NZ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN