GÖKÇE GÜNDÜÇ'ün yorumu

Aile "Başörtüsü Tak", Okul "Çıkar" Derken Çocuğa Ne Olur?

Hükümet, muhalefet ve aile, çocuğun bedeni üzerinden iktidar mücadelesini sürdürürken Eğitim Uzmanı Aydoğanoğlu'nun da dediği gibi "Çocuk özgüvenini yitiriyor."

İstanbul - BİA Haber Merkezi
18 Aralık 2007, Salı

Bütün iktidarlar çocukları rahat bıraksın... 

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in katıldığı ve Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) düzenlediği 12. ve 15. Ulusal Bilim Olimpiyatları ödül töreninde, başörtülü ilköğretim öğrencisi sahneye çıkarak ödül almış, benzer başka törenlerde de yaşanan ve tartışma konusu olan bu görüntüya bu kez Çelik de tepki göstermişti.

Hükümetin ve muhalefet partilerinin iktidar mücadelelerine zaten alıştık. Başörtüsü konusunda laf lafı açıyor. Tartışmanın görünür olmayan ama Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Eğitim Uzmanı Erkan Aydoğanoğlu'nun da dediği gibi "en önemli" yönü zarar gören çocuklar.

Hele ki bir de çocukların "katılım hakkı"nı ihlal eden aileleri eklediğimizde çocuklar üzerindeki iktidar mücadelesinin boyutları genişliyor; gündelik yaşantılarına, okul hayatlarına, varoldukları her alana yayılıyor.

Kız çocukları daha mağdur 

Kız çocuklarıysa bu mücadeleden daha fazla zarar görüyor çünkü tartışma esas olarak onların bedenleri üzerinden yürüyor. Oğlan çocuklarının dinsel tercihleri başörtüsüyle sembolleşmediğinden, onlar eğitim hakkından daha pürüzsüz yararlanabiliyor.

Bir çocuk doğar doğmaz nüfus cüzdanındaki "dini" sütünuna sorgusuz sualsiz anne-babasının dini yazılıyor. Hayat sonra böylelikle sürüp gidiyor.

Örneğin aile çocuğun "Kuran Kursu"na gitmesine karar verebiliyor. Çoğunlukla çocuklar "Ben Kuran Kursu'na gideceğim" talebiyle ailelerine konuyu açmıyor. Böyle yapanlarsa büyük olasılıkla evde oturmak yerine Kurslarda oyun oynayabileceklerini tasarlıyor.

Zaten, uzmanlara göre, küçük yaşta, denetimsiz olarak verilen din eğitiminin çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olabiliyor.

Bir öğretmen, bianet'e kursa giden çocukların "mutlak bir durgunluğa gömüldüklerini" gözlemlediğini belirtirken, uzman bir pedagog 10 yaşından önce din eğitiminin çocuğun "korkularının derinleşmesine yol açabileceğini" eklemişti.

"Çocuklar özgüvenini yitiriyor"

Tüm bu yönlendirmelerle büyümüş bir kız çocuğu düşünün; okula başlıyor. Seyrek olarak kendi tercihleri dolayısıyla başörtüsü takan bu çocuk ortaokula başladığında büyük olasılıkla bu yaşam tarzını benimsemiş ve alışmış oluyor. Belki artık "haklı" buluyor, kendisine uygun olduğuna da karar veriyor. Benim burada esas ilgilendiğim tüm bu hikayenin başlangıç noktası, yani hepsinin ailenin çocuğun üzerindeki iktidarından kaynaklanması...

Okula başlayan çocuk ailesinin kendisine öğrettikleriyle çelişen bir hayatla karşılaşıyor. Okula başörtüsüyle giremiyor, ödülünü başörtüsüyle alamıyor. Törenlerde kürsülerden indiriliyor. Aydoğanoğlu'nun da dediği gibi bu büyük olasılıkla "Çocukta ömür boyu süren bir özgüven eksikliği" yaratıyor:

"Meseleyi yorumlarken bir bütün olarak algılamalıyız. Çocuklar siyasi rant ilişkilerinin figüranı ve malzemesi oluyor. Psikolojisi olumsuz etkileniyor, aldığı tepkiler eğitimi ve günlük yaşantısında hasar bırakıyor."

Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) ne diyor?

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Tarafından 20 Kasım 1989'de benimsenen ÇHS, 2 Eylül 1990'da da yürürlülüğe girdi. Türkiye de ÇHS'ye taraf. Sözleşmenin konuyla ilgili maddeleriyse şöyle:

"Madde 14/1:
Taraf Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.

Madde 16/1:
Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldırılamaz." (GG/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN