Gazi Üniversitesi'nde açılan "Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Birimi"ni anlatan Tarihçi, "Bizim ciddiyetle ele aldığımız bir konu mizaha dönüşebiliyor" diyor.
"Kadına yönelik şiddetle mücadele fikrini tekrarlarla belleklere kazımak istiyoruz. Ancak direnç mekanizmaları çok güçlü. Kadınlarla ilgili o kadar fazla, kalıp yargı var ki, her an bizim ciddiyetle ele aldığımız bir konu mizaha dönüşebiliyor. Şiddete uğrayan kadın figürü 'Kakılmış'ın gölgesi sanki üzerimizde geziyor."
Gazi Üniversitesi, "Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Birimi"nden Salime Tarihçi Delice, 8 Mart 2007'de Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde açılan birimin amacını bianet'e böyle anlattı.
"Sosyal ve akademik alanın bize açtığı tüm olanakları kadına yönelik ayrımcılığı anlamak ve açığa çıkarmak için kullanmak istiyoruz. Cinsiyete dayalı şiddet olgularında danışmanlık, rehberlik ve kurumlar için aracılık yapıyoruz. Şiddete kaynaklık eden ayrımcılık, egemenlik ilişkileri, egemenin iktidar olma/kalma biçimi ve yaşadığımız sistemin ideolojisiyle çatışıyoruz."
Gazi Üniversitesi'nde çok etkin çalışmalar yapamamakla beraber, 1996'da açılmış "Kadın Sorunları Araştırma Merkezi"nin var olduğunu kaydeden Tarihçi, yeni açılan birimde "şiddet odaklı" çalışacaklarını vurguladı.
"'Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Birimi' Tıp Fakültesi'ne bağlı psikiyatri şemsiyesi altında çalışıyor. Grubun ve birimin genel koordinatörü Prof. Dr. Selçuk Candansayar, esnek, örgütlü dernek gibi çalışıyoruz. Tıbbi olarak bilgi saklamak ve mağdurları karşılamak için bir birime ihtiyaç vardı."
Birimde öğrenci yetiştirmediklerini anlatan Tarihçi, iletişim kurdukları herkesi öğrenci sayıp, kadına yönelik karşı bilinçlendirmek için eğitim çalışmaları yaptıklarını kaydetti.
"Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için kurumlara düşen sorumluluklar artık görmezden gelinmeyecek kadar net bir biçimde ortaya çıktı. Şiddet mağdurunun ulaştığı kurumlardan biri olması nedeniyle sağlık kurumlarının bu sorumluluğu ivedilikle yerine getirmesi gerekiyor."
"Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Birimi"nin hasta hakları kapsamında hedefleri özetle aşağıdaki gibi:
"Tedavi edici sağlık hizmeti boyutunda örgütlenmekle sınırlı kalmayıp, toplumsal yapının hastalıklı kısımlarını düzeltmek için müdahil olmak isteyerek, olasılık olarak bekleyen, gerçekleşmemiş şiddeti önlemek için de çaba harcanıyor. Bu çabamız koruyucu sağlık hizmeti kapsamına dahil." (GG/NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN