Murat ve Merih'e göre, üniversitede kıyafet sorunu anayasaya girmemeli. Aylin'se rahatsız: "İslami baskı yok ama her an olabilir."
"Başı örtülü olanların üniversiteye alınmaması için bir sebep göremiyorum. Ama diğer yandan, o kızların da başını örtmesi daha da önemlisi bunu üniversite eğitimlerini yakacak kadar önemli bulması için de bir sebep göremiyorum. Sorun o kadar gurur meselesi haline geldi ve o kadar akıl dışı tanımlarla tartışılıyor ki, bir çözümün de imkansız hale geldiğine inanıyorum."
Galatasaray Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Murat, türban ve üniversiteyle ilgili düşüncelerini böyle aktarıyor; yeni anayasa tartışmaları sırasında gündeme gelen tartışmanın bir özgürlükten çok siyasi mücadele üzerine olduğunu söylüyor. Bu konunun anayasaya girmemesi gerektiğini düşünüyor.
O ve sınıf arkadaşı Merih, "modern yaşayan" insanlar olarak bir "mahalle baskısı" görmediklerini belirtti.
"Mesela şimdi Ramazan, o yüzden sokağa elimde bira kutusuyla çıkmam ama bu benim tercihim, oruç tutanlara saygısızlık etmemek gerektiğini düşünüyorum. Ama önümüzdeki ay sahilde bira içmemi de kimse engelleyemez, engellemiyor da zaten."
Beşiktaş'ta oturan Merih, bununla birlikte, İstanbul dışında, taşra kentlerinde "toplum baskısı" olabileceğini düşünüyor. "Oruç tutmadığı için öldürülen insanlar hatırlıyorum. Buna kimsenin hakkı yok. O cinayeti işleyenler adam öldürmekten değil, bölücülükten yargılanmalı."
Üniversite kantininde yan masalardan birinde oturan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Aylin'se gidişattan memnun değil:
"Adalet ve Kalkınma Partisi çok güçlendi, kimse bunu beklemiyordu. Çok akıllılar ve yavaş yavaş ilerliyorlar. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına tepki gelince geri adım atar gibi yaptılar ama sonunda istedikleri oldu, kimse de ses çıkaramadı."
Şu ana kadar kendi hayatında bir değişiklik yaşamamış Aylin ama endişeli. "Ben Atatürkçü bir aileden geliyorum ve buna karşı hareket eden yöneticilerin yönettiği bir ülkede kendimi rahat hissedemem."
Okuduğu üniversitenin başörtülü öğrencilerin içeri alınmaması konusunda duyarlı davranması hoşuna gidiyor. Anayasada "türbana serbesti" gelmesineyse karşı. "Herkesin eğitim hakkı var ama belli kurallara uymak koşuluyla."
Üç öğrencinin de anlaştığı tek nokta bu sorunun kısa sürede çözülecek gibi görünmemesi. Aylin "Gerekirse buradan ayrılırım" diyor. Murat ve Merih'se "Herkes kendi özgürlüklerini korumak için çaba gösterirse bir orta yol bulunur." (EÜ/NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN