Kürt hareketi yüzde 10 barajını atlattı, Meclise bir grup vekille girdi. Aradan geçen bir ayda DTP'li vekiller ne yapsa olmuyor. Ana akım medya sürekli gözlemde, Öcalan değerlendirmelerini yayınlıyor. Ama en önemli "baskı grubu" seçmen tabanı; onlar içinse DTP'lilerin konuşabilmesi gerekiyor. Fırsat kalırsa...
16 yıl sonra Kürt hareketini temsilen parlamentoya giren milletvekilleri zor durumda. Yüzde 10 barajını ekarte etmek için bağımsız olarak 22 Temmuz seçimlerine girip, daha sonra da Meclis'te grup kuran Demokratik Toplum Partili (DTP) vekilleri bir yandan medya, bir yandan onlara oy veren yüzbinlerce insan bir yandan da 1999'dan bu yana cezaevinde olan Abdullah Öcalan sıkıştırıyor.
Peki ama hepsi de yıllardır siyasetin içinde yer alan, geniş bir birikime sahip bu isimler nasıl olacak da kendi sözlerini söyleyebilecekler? İfade özgürlüğü, sadece yasal düzenlemelerle kısıtlanmıyor şüphesiz.
Ana akım medyanın DTP'lilere ilgisi ortada. Daha seçim öncesinde "olası Milliyetçi Hareket Partisi-DTP" kavgaları üzerine parlak senaryolar yazılmaya başlandı. Seçim sonrasında Ahmet Türk'ün Devlet Bahçeli'nin elini sıkması alkışlarla karşılandı ama her gün küçük de olsa bir "DTP'li vekilin güncesi" yayınlandı. Ne de olsa, her an bir bölücülük yapabilirler...
Cezaevindeyken seçilen Sebahat Tuncel'e medya ayrı bir önem atfetti. Saçına fön çektirmesinden, giyimi kuşamına her noktası mercek altına alındı ama niye cezaevine konulduğunu, tek bir tanık ifadesi yüzünden dokuz ay tutuklu yargılandığını, milletvekili olmasa bu sürenin daha da uzayabileceğini öğrenmek mümkün olmadı.
Türk'ün Bahçeli'yle tokalaşması ana akım medyanın ve kendisinin köşelerini kapmış fikir insanlarının hoşuna gitse de, Abdullah Öcalan'ın hoşuna gitmedi. Öcalan avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada "İlkeli siyaset gerekir" diyerek DTP'li vekilleri eleştirdi. Medya da bunu diline doladı, Öcalan'ın açıklaması ilk defa bu kadar yaygın biçimde medyada yer buldu. Yani daire tamamlandı, DTP'liler ortada kaldı. Bir örnek, yakından bakalım:
Hürriyet, 5 Ağustos. Meclis Kardeşliği: Meclis açılışı güzel oldu DTP'liler MHP'lilerle el sıkıştı.
Hürriyet, 9 Ağustos. Bir el tokalaşıp diğer el askere kurşun sıkmasın: Bahçeli milletvekillerini DTP'li vekillerle "ölçülü ve dikkatli" olmaları için uyardı.
Hürriyet, 13 Ağustos. Şimdi de şehit cenazesine gidecekler "Şehit cenazelerine katılma" önerisi, cezaevindeyken milletvekili seçilen İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'den geldi. Öcalan'ın açıklamalarına yönelik temkinli davranış, DTP kulislerinde "İmralı sessizliği" olarak nitelendirildi.
Hürriyet, 20 Ağustos. (Enis Berberoğlu, DTP'nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde Gül'e oy vermeme kararı üzerine) İmralı vetosu üzmedi: Son ana kadar ertelenen oy kararı DTP’de patronun kim olduğunu gösterdi.
DTP'li vekiller, ana akım medya ve Öcalan tarafından sıkıştırılırken aslında onlar için çok daha belirleyici üçüncü bir grubun, onlara oy veren ve yıllar sonra yapılan siyasi açılımın hayatlarında somut değişikliklere yol açmasını bekleyen insanların "talepleri"ni ihmal etmeye zorlanıyorlar. 10 Ağustos'ta toplanan DTP Parti Meclisi tabanla bağlarının zayıfladığını belirtti.
Medya, örgüt, devlet, ordu derken bu ülkede kendisi gibi düşünmeyenlerin sesini kısmayı isteyen çok fazla "kurum" oldu. DTP'liler söz konusu olduğunda hangi "baskı grubu"nun başarılı olduğunu arada bir aksilik olmazsa beş sene sonra göreceğiz. Ama bu arada bırakın bari pek korumalı Meclis kürsüsünden herkes düşündüğünü söyleyebilsin.(EÜ)
dtp , medya , Kürt sorunu , seçim 2007

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN