İMO'nun düzenlediği sempozyumda konuşan uzmanlar, beklenen İstanbul depremi ve olası senaryolarla ilgili yeterli bilgi olduğunu ama önlem için siyasi irade gerektiğini söyledi.
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda "17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi'nden Bugüne” konulu sempozyum düzenledi. Dün yapılan sempozyuma meslek odalarından, üniversitelerden, araştırma enstitülerinden çok sayıda uzman katıldı.
Toplantı İMO Şube Başkanı Cemal Gökçe'nin açılış konuşmasıyla başladı. Gökçe, Kocaeli depreminden bu yana bölgede oldukça kapsamlı araştırma ve çalışmalar yapıldığını fakat pratikte İstanbul'da beklenen bir depreme yönelik tedbirlerin alınmadığını söyledi.
Gökçe, sorunun bilgi ve kaynak eksikliğinden değil "siyasi irade yokluğundan" kaynaklandığını belirtti.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, “Depreme Hazırlıkta Kritik Konular” başlıklı sunumunda, ulusal ölçekte kurumlar arası koordinasyonun önemine değindi.
BÜKandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Prof. Dr. Mustafa Erdik, İstanbul'da deprem riski ve azaltımı konulu bir sunum yaptı. Erdik, araştırmaların İstanbul'da yüzde 60 ihtimalle 30 yıl içerisinde yedi veya üzerinde ölçekte bir deprem olacağını gösterdiğini vurguladı.
Enstitüden Prof. Dr. Atilla Ansal da İstanbul'la ilgili olası deprem senaryolarından bahsetti. İstanbul'da can kaybının az yaşanması için yapı güçlendirilmesine gidilmesi gerektiğini belirtti.
Yarım saatlik çay ve kahve molasından sonra TMMOB Kent Sempozyumu Yürütme Kurulu Üyesi Murat Gökdemir'in başkanlığında ikinci oturum başladı.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür “Beklenen Marmara Depremi'nde Son Gelişmeler” konulu sunumunda merkezi ve yerel yönetimlerin hiçbir şey yapmadığını söyleyerek 100 binlerce insanın hayatının tehlike altında olduğunu söyledi.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Balamir, "Afet Politikasında Uluslararası ve Ulusal Güncel Yaklaşımlar ve Türkiye" konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Deprem Riski ve Kentsel Dönüşüm hakkında bilgi veren Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Betül Şengezer, "kentsel dönüşüm projelerinde güvenirliğin, şeffaflığın olmadığına" değindi.
Sempozyumun son konuşmayı yapan Düzce Depremzeler Derneği Başkanı Avukat Ayşegül Şenol 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrası yaşananları hukuksal boyutları ile değerlendirdi.(ET/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN