Askeri Mahkemede Yargılanan Köylüler

Askeri bir mahkeme sivilleri yargılayamaz. Pülümürdeki vahşi saldırının ardından onlarca köylünün ifadesi Elazığ 8. Kolordu Askeri Savcısı tarafından alındı; üçü askeri mahkemece tutuklanarak cezaevine kondu. Dosyaya keyfi olarak gizlilik kararı kondu.

Tunceli - BİA Haber Merkezi
10 Ağustos 2007, Cuma
4 Haziran'da Tunceli Pülümür'e bağlı Kocatepe (Aşkirek) köyü jandarma karakoluna PKK mensuplarının gerçekleştirdiği intihar saldırısı sonrası, köylülerden gözaltına alınanlar Elazığ Askeri Savcılığı'nda sorgulandı. Bugüne kadar üniformalı ve yarbay rütbeli askeri savcı karşısına çıkarılan üç köylü, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bir dönem ısrarla ve inatla aydınları yargılayan askeri mahkemelerin köylüleri yargılaması "yeni" bir olay.

Şemdinli'den beri adeta inatla askeri mahkemelerin görev alanları genişletilmeye çalışılıyor. Yasal bakımdan "asker kişileri" ve "askeri görevleri" kapsamında yargılayan askeri mahkemelerin görev ve yetki alanlarının genişletilmesi çabası gündemdeki yerini koruyor. Van Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını bozan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararı da bu çabaya önemli bir örnek oluşturuyor. Son aylarda gözaltına alınan "vatansever" lakaplı suç çetelerinin içindeki emekli veya görevli askerlerin dosyalarının askeri savcılığa gönderilmesi de rutin bir uygulama haline geldi.

PKK eylemleri veya başka bir silahlı organizasyonun saldırıları askeri personele zarar verse bile askeri mahkemelerin herhangi bir yetki ve görevi bulunmuyor. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 250. madde ve Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) ilgili hükümleri, devletin varlığı ve birliğini bozmaya elverişli eylemlerin Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'nde yargılanacağını açıkça ortaya koyar. Pülümür köylüleri hakkında soruşturma yürütme yetkisi de Elazığ Askeri Savcısı'nda değil; yetkili Erzurum Savcılığı ve Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi.

Bağımsızlıkları dahi tartışmalı

Askeri bir mahkeme sivilleri yargılayamaz. Sadece askeri kişileri ve askeri görev kapsamıyla sınırlı olmak üzere yargılayabilir. Bir zanlı, askeri bir hukukçu karşısında korku ve endişeyle ifadesini hatalı verebilir. Zanlının kapıldığı endişe özgür iradesiyle ifade vermesine engel olabilir. Nitekim; ifadesine girdiğimiz köylüler yaşadıkları korkunun bir sonucu olarak askeri savcıya "komutanım" diye hitap ettiler. Sadece bu durum bile askeri mahkemelerin sivilleri yargılamasının yanlışlığını ortaya koymaya yeterli.

Askeri bir mahkeme önünde hakların ve özellikle sanık haklarının savunulması sivil bir mahkemeye göre genellikle daha zordur. Askeri mahkemeler bir taraftır; askeri savcı ve hakimlerin "bağımsızlıkları" dahi tartışmalıdır. Askeri savcı ve yargıçlar orduya bağlıdır ve adil kararlar vermeleri genellikle çok zordur.

Dosyaya gizlilik kararı

Tunceli Pülümür'de meydana gelen vahşi saldırının ardından onlarca köylünün ifadesi Elazığ 8. Kolordu askeri savcısı tarafından alındı; üç köylü askeri mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu. Dosyaya ise keyfi olarak "gizlilik" kararı konuldu; biz avukatların savunma yapma olanakları elimizden alındı. Askeri mahkemelere yaptığımız itiraz dilekçelerine doğru dürüst bir yanıt dahi verilmedi. Savunma hakkımız ağır kısıtlama altında.

Türkiye askeri vesayet rejiminden kurtulmaya çalışan bir ülke. 12 Eylül'de askerlerin yaptığı anayasa tam olarak değiştirilmiş ve ülke demokratikleştirilmiş değil. Askeri yargının görev alanlarının genişletilmesi çabası başta sanık haklarına ve ülkedeki demokrasi ve hukuk rejimine zarar verir. (HA/TK)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN