THY Çalışanları Herkes İçin Haklarını İstiyor

11 bin 500 THY çalışanı şirket toplu sözleşme taleplerini kabul etmeyince greve gitmeye çalışıyor. Pilot Altan, teknisyen Doğancı, kabin görevlisi Çaycı, acenta çalışanı Güler ve çağrı merkezi görevlisi Şahin sorunları ve taleplerini anlattı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
03 Ağustos 2007, Cuma
"Son üç ayda altı kaptan pilot by-pass ameliyatı geçirdi. İki yılda üç pilot beyin kanaması geçirdi; bir kabin amiri de beyin kanamasından yaşamını yitirdi."

THY'de görevli kaptan pilot Bahadır Altan, şirket yönetiminden taleplerinin sadece ücret artışı değil, sağlıklı, uçuş güvenliğini gözeten çalışma koşulları da olduğunu; yoğun ve plansız çalışmanın yol açtığı sonuçları böyle örnekleyerek aktardı.

Türk Hava Yolları'yla (THY) ile Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (HAVA-İŞ) arasında toplu sözleşme görüşmelerinde uzlaşmaya varılamadı. HAVA-İŞ grev kararı aldı, şirket de lokavt kararını açıkladı. Halen grev yapılıp yapılmayacağını belirlemek üzere çalışanlar arasında oylama yapılması bekleniyor.

Toplu sözleşme THY ve THY Teknik AŞ'de çalışan 11 bin 500 kişiyi ilgilendiriyor. Bugün HAVA-İŞ'te yapılan çalışan temsilcileri toplantısının ardından çalışanlarla konuştuk; yaşadıkları sorunları, taleplerini öğrendik:

"Teknisyene önem verilmiyor"

Teknik temsilcisi Mustafa Doğancı 22 yıldır THY'de çalışıyor. Doğancı, sözleşmeli ve kadrolu çalışanların eşit ücret, sosyal haklara sahip olmasını istediklerini söyledi. "Taleplerimiz haklı ve sonuna kadar arkasında duracağız."

Uçak bakımı ve tamirinde çalışan teknisyenlere önem verilmediğini söyleyen Doğancı, şu an teknik personel içerinde 970 milyon maaş alıp 8 saat yemek arası bile vermeden çalışan arkadaşları olduklarını vurguladı.

Bir lisanslı teknisyenin beş yılda yetiştiğini belirten Doğancı, "THY yönetimi dışarıdan hatta oto sanayiden getirilecek kişilerle uçak bakımının ve uçak tamirin yapılabileceğini düşünen bir zihniyet taşıyor" dedi.

"Tempo yoğun, bir de baskı var"

Arzu Şahin ise dokuz yıldır çağrı merkezinde görevli. THY çağrı merkezi 24 saat açık ve her yirmi saniyede bir çağrı geliyor.

"Bu yoğun tempo yetmiyormuş gibi birde yoğun bir yönetici baskısı altındayız. Bütün konuşmalar kayıt altına alınıyor ve yaptığımız en küçük hata bile hiç uyarıda bulunulmadan sicilimize kayıt ediliyor. En ufak bir hak talebinde bulunduğumuzda da sicilimizdeki bu kayıtlar çıkarılarak baskılama yapılıyor."

Kadrolu-sözleşmeli ayrımı

Özlem Güler, sekiz yıldır Harbiye satış müdürlüğünde acente muhasebesinde çalışıyor. Güler öğrenciyken part-time olarak başladığı işe daha sonra sözleşmeli eleman olarak devam etmiş ama part-time çalıştığı zaman sözleşme yapıldığında yok sayılmış.

"Bizim için kıdem demek ücret demek. Kadrolularla aynı koşullarda çalışmamıza rağmen eşitsizlik yaşıyoruz. Örneğin kadrolular yıllık izinlerini 30 gün kullanırken biz 24 gün, mazeret izinlerini 10 gün kullanırken biz beş gün kullanıyoruz."

"Sorun sadece ücret değil, çalışma koşulları"

Altan dokuz yıldır THY'de. "Uçucuların sorunları sadece ücretle ve şirketle sınırlı değil. Biz ülkemizdeki ulusal havacılığın sorununa çözüm arıyoruz."

Yaşam standartlarının ülkelere göre değişebileceğini belirten Altan, "Lufthansa'nın veya British Airways'in uçucuları kadar para talep etmiyoruz. Ama Türkiye'deyiz diye kanımız daha kırmızı değil. Benim uyku ihtiyacım ülke koşullarına göre belirlenemez. Şirketin iyi bir planlama ve organizasyonla bu koşulları düzeltebileceği açık."

Uçuş kazalarının yüzde 70'in insan kaynaklı olduğunu belirten Altan, 5-6 saatlik bir uyku ile 14 saat çalışmak durumunda kaldıklarını vurguladı. "Uluslararası standartlara göre uçucuların asgari dinlenme süreleri 12 saat. Bizde ise bu sekiz saat."

Altan, "Pilot-teknisyen, el ele verip taleplerimizi kazanacağız" dedi.

"Plansızlık hayatımızı etkiliyor"

Efem Çaycı da 10 yıldır kabin memuru. Çaycı, çalışma talimatlarının toplu iş sözleşmesi güvencesine alınmasını istediklerini söyledi.

"Her gün değişen tebliğlerle gelen görevlendirmelerden dolayı, sabah 10 gibi evde olmayı planlasam bile 23.00 de oluyorum. Bu dolayısıyla aile hayatımıza yansıyor ve sıkıntılara neden oluyor."(ET/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN