DIMITRI MUNUNI'yle söyleşi

"İnsan Hakkı Deyip Suyumuzu Ticarileştirmelerine Karşı Çıkmalıyız"

Su hakkı aktivisti Mununi şirketlerin, hükümetlerin suyu özelleştirirken dil değiştirdiklerine dikkat çekiyor, gazetecilerin gerçek su hakkını anlatması, suyu özelleştirmesinin sonuçlarını göstermesi gerektiğini söylüyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
22 Kasım 2008, Cumartesi

Dimitri Mununi Dimitri Mununi, İtalya'dan bir su hakkı aktivisti. Güney yarıküredeki, özellikle Güney Amerika'daki su mücadelelerine destek veriyor. Mart 2009'da İstanbul'da düzenlenecek, suyun özelleştirilmesinden yana Dünya Su Forumu'na karşı su haklarını savunan Türkiyeli aktivistlerle de dayanışma içinde.

Mununi'yle su hakkını ve su özelleştirmelerine karşı yapılabilecekleri konuştuk.

"Suyun özelleştirmesine karşı hükümetler var"

Mununi, suyun özelleştirmesine karşı olan hükümetlerle işbirliğinin önemli olduğunu söylüyor. "Bolivya, Venezüella, Uruguay, Ekvador ve Arjantin gibi Güney Amerika hükümetleri su yönetiminin kamuda veya toplumda olması gerektiği kanısında."

İnsanların birçok su hakkı mücadelesinden sonra, özelleştirmenin doğru olmadığını bildiğini söyleyen Mununi, şirketlerin ve hükümetlerin artık dil değiştiriyor olduğuna dikkat çekiyor.

"Kavramlarımızı çalıyorlar"

"Dil değiştirdiler. Artık açık olmayacaklar. Bizim kavramlarımızla konuşmaya başladılar. 'Su insan hakkıdır' deyip özelleştirmeyi savunuyorlar. Burada fark 'hakkın' tanımında. Biz herkesin Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği ölçütlere göre minimum su miktarına erişiminin bir hak olduğunu savunuyoruz. Bu yüzden su yönetimi kamuda veya topluluklarda olmalı.

"Şirketler ve hükümetlerse 'su kamunundur ama işletmeyi özel sektöre vereceğiz' diyor. Bu saçmalık. İşletmeyi özele verdiğiniz zaman ticaretten söz ediyorsunuz demektir."

"Alternatifleri göstermeliyiz"

Mununi, buna karşı suyun özelleştirmesine karşı hükümetlerle işbirliğiyle politik zemin yaratmayı, su işletmesinde "kamu-kamu ortaklığı" gibi alternatifler yaratmayı, insanların su hakkıyla ilgili bilincini yükseltmeyi öneriyor.

"Medya hakkı anlatmalı"

Burada gazetecilerin su hakkının ne olduğunu halklara doğru anlatmasının önemli olduğunu söylüyor Mununi. "Gazeteciler su özelleştirmelerinin sonuçlarını göstermeli. Yoksa bunlar meşrulaşıyor. Alternatifler olduğunu vurgulamak, halk hareketlerini, onların su hakkı kampanyalarını görünür kılmak çok önemli." (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN