NEFRET SUÇLARI VE SÖYLEMİ KONFERANSI

"Türkiye Irkçılıkla Mücadele Daha Fazla Gecikmesin"

Essex Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr Kevin Boyle ve Bilgi Üniversitesi'nden Ulaş Karan, Türkiye yetkililerinden BM Irkçılıkla Mücadele Sözleşmesi'ni acilen imzalamalarını istedi; Bilgi Üniversitesi'nden Kenan Çayır "Nefret söylemiyle mücadele için yeni bir biz geliştirmek zorundayız" dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
11 Nisan 2010, Pazar

Uluslararası Hrant Dink Vakfı'nın (UHDV) Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde düzenlediği "İnciten sözler, yaralayan fiiller: Nefret Suçları ve Nefret Söylemi Konferansı" toplumsal ve hukuksal olarak nefret söylemi ve suçlarla mücadelede Türkiye'nin hazırlıksızlığını ortaya koydu.

Yarın da (11 Nisan) da sürecek olan konferansa UHDV başkanı Rakel Dink, kızı Delal Dink, sosyolog Ferhat Kentel, Siirt Mücadele gazetesinden Cumhur Kılıççıoğlu, Malatya Yenigün gazetesinden Bülent Kutlutürk, Gaziantep Sabah gazetesinden Nurgün Balcıoğlu, Vatan gazetesinden Kemal Göktaş, bianet yazarı Mustafa Sütlaş da katıldılar.

Boyle: Irkçılıkla Mücadele Sözleşmesi imzalanmalı

Rahatsızlığı nedeniyle gelemeyen Essex Üniversitesi'nden Prof. Dr Kevin Boyle'nin, "Nefret söyleminin denetimi, Türkiye'nin uluslararası standartlar çerçevesinde sorumluluğu" sunumunu yanında yüksek lisans tezini yapan Nayat Karaköse okudu.

Boyle, sunumunda, Birleşmiş Milletler (BM) Irkçılıkla Mücadele Sözleşmesi'ni yürüten Komite'nin geçen yıl Türkiye'den eşitliği güvence altına alan anayasasına ek olarak ayrımcılıkla mücadeleyi içeren açık düzenlemeler getirmesini talep ettiğini, ancak Türkiye'nin buna yanaşmadığını anımsattı; konferansın yetkililerin ikna edilmesine katkı yapmasını diledi.

AİHM'e giden davalar, Kuzey İrlanda'daki çatışmanın çözümü, ifade ve inanç özgürlüğü kapsamında çalışmaları da olan Boyle, ayrımcılığa karşı sadece yasalarla mücadele etmenin kolay olmadığını, toplumsal mekanizmalarının da devreye sokulmasının önemine de işaret etti.

Çayır: Yeni bir biz geliştirmek zorundayız

Bilgi Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Kenan Çayır da, "Ayrımcılığın sosyolojisi ve Türkiye toplumu" başlıklı sunumunda, "Yeni bir 'biz' geliştirmek zorundayız. Farklılıkları bir arada tutacak bir dilimiz yok. Sadece Türkiye'de değil Fransa gibi ülkelerde de böyle. Nefret söylemi çalışmalarını evrensel bir dil geliştirme açısından önemsiyorum" dedi.

Çayır, tarihçi Herkül Milas'ın eski edebiyat eserlerinin Yunanlılarla ilgili olumsuz imgelerle dolu olduğunu, Halide Edip Adıvar, Ömer Seyfettin ve Yakup Kadri gibi yazarların romanlarını incelediğinde saptadığını kaydederek, bu olumsuzluğa özel anılar anlattıklarında rastlanmadığını ifade etti.

Karan: Türkiye çok gecikti

Ayşe Gül Altınay'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda da konuşan Bilgi Üniversitesi araştırma görevlisi Ulaş Karan da, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT ve Avrupa Konseyi'nin "nefret suçu" tanımlarını aktararak, Türkiye'de "kin ve düşmanlığa tahrik" ile ilgili Ceza Yasası'nın (TCK) 216. maddesiyle ilgili yetersizlik ve dar çerçeveli uygulamanın göze çarptığını kaydetti; "Türkiye çok geç kaldı" dedi.

Karan, Türkiye'nin nefret suçu konusunda kapsamlı, orantılı ve caydırıcı, medeni hukuk, ceza ve idare hukukuna dair hükümler içeren yasal düzenlemeleri geçirmesi konusunda kararlılık göstermesi gerektiğini söyledi; "Dink cinayetiyle ilgili kamu görevlileriyle ilgili idari soruşturmalar dahi sonuçlanmış değil" şeklinde konuştu.

Etkinlik, Global Dialogue, Friedrich Naumann Stiftung Derneği'nin de desteğiyle gerçekleşti. (EÖ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN