AK Parlamenterler Meclisi, Türkiye ve Yunanistan'ın "karşılıklılık"tan vazgeçip Lozan'ın ötesine geçerek "bütün yurttaşlarına ayrımcılık yapmadan davranmasını", azınlıklarla ilgili iki sözleşmeyi kabul etmesini istedi. İki ülkeye yapılacaklar listesi verdi; gelişme raporu istedi.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türkiye ve Yunanistan'la ilgili azınlık haklarına dair raporu kabul ederken, her iki ülkeye "yapılacaklar" listesi çıkardı.
AKPM, dünkü oturumunda kabul ettiği belgede, iki ülkeden Lozan Antlaşması'ndaki "karşılıklılık" kavramını olumsuz yorumlarla uygulamak yerine, bütün yurttaşlarına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarına göre davranmasını istedi.
AKPM'nin Yunanistan'dan istedikleri arasında, azınlık örgütlerinin "Türk" adın kullanabilmesine ve müftülerini yargı yetkisi olmadan özgürce seçebilmesine izin vermesi, kimlik dayatmalarını engellemesi, eğitime ve medyaya destek vermesini, nefret beyanını cezalandırması yer alıyor.
Meclis, Türkiye'den de dini kurumların tüzel kişiliğini, Patrikhane'nin "ekümenik" sıfatını kullanma özgürlüğünü tanımasını, el konan vakıflar sorununu çözmesini, Ruhban Okulu'nun açılmasını, Süryani Ortodoks manastırı Mor Gabriel'i korumasını, nefret beyanını suç olarak tanımlamasını, Hrant Dink cinayetinin aydınlatılmasını istedi.
AKPM, her iki ülkeden, medyanın dini azınlıklara saygıyla ilgili etik kodlar geliştirmesini teşvik etmesini, medyada yayınlanan nefret tahriklerini cezalandırmasını da istedi.
Yapılacaklar listesinde ortak olan bir başka madde de Irkçılığa ve hoşgörüsüzlüğe karşı, çeşitliliğin bir tehdit değil zenginlik kaynağı olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak ulusal bir kampanya düzenlenmesi var.
Belgede, her iki ülke için ayrıntılı bir yapılacaklar listesi yer alıyor. AKPM, bu listeyle ilgili gelişme raporunu Şubat 2011'e kadar Türkiye ve Yunanistan'dan bekliyor.
AKPM, Yunanistan ve Türkiye'den Avrupa Konseyi'nin azınlık haklarıyla ilgili iki sözleşmesini, "Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi"ni ve "Bölgesel ve Azınlık Dillerinin Korunması İçin Avrupa Sözleşmesi"ni imzalamasını ve/veya onaylamasını da istedi.
İki ülkenin yetkililerinin, bu konuda belli derecede bilinçlenmiş olduğunu saptayan, bunu da memnuniyetle karşılayan AKPM, Yunanistan ve Türkiye'den "etnik kimliğini kendi kendine tanımlama özgürlüğünü" tanımaya, azınlıklar, eğitim ve din politikalarında değişiklikler yapmaya da çağırdı. (TK)
AKPM , Yunanistan-Türkiye , Azınlıklar Çerçeve Sözleşmesi , toplumsal çeşitlilik , kültürel çeşitlilik , medya ve kültürel çeşitlilik , Azınlık Hakları

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN