Adalet Bakanlığı, Azınlık Hakları Raporu'ndan hapisle tehdidi altında tutulan Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Baskın Oran'ın 301'den yargılanmalarına izin vermedi; raporu "eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü" olarak değerlendirdi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, "Türkiyelilik" kavramını önerdikleri "Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Raporu" nedeniyle yargılanan dönemin İnsan Hakları Danışma Kurulu (İHDK) Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Alt Komisyon Başkanı Prof. Dr. Baskın Oran'ın 301. maddeden yargılanmalarını izin vermedi.
İki öğretim üyesinin avukatı Oya Aydın, bianet'e, Adalet Bakanlığı'nın raporda geçen ifadeleri eleştiri mahiyetinde gördüğü ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdiğini, Bakanlık kararında Anayasanın 26. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesine de atıf yapıldığını kaydetti.
17 Aralık 2008'de Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi, öğretim üyeleri Oran ve Kaboğlu'nun Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesine ilişkin dosyalarını, yargılamanın sürdürülmesinin bir şartı olarak izin alınması için Adalet Bakanlığı'na göndermişti.
Hakim Avni Mis'in başkanlık ettiği mahkeme, dört yıldır tutuksuz sanık olarak hapis istemiyle yargılanan Oran ve Kaboğlu ile dosyayı, avukat Oya Aydın'ın "301'i, Anayasa Mahkemesi'ne gönderin" talebini geri çevirmiş, Bakanlık iznine öncelik vermişti.
Mahkeme, Bakanlığın kovuşturulmasına izin vermediği dosyayla ilgili kararını duruşma günü olarak belirlediği 1 Nisan 2009'da vermesi bekleniyor.
301'in Türkiye'yi krize sokan bir madde olduğunu, kişilerin özgürlüklerini kısıtlayan bir düzenleme olduğunu vurgulayan Kaboğlu ve Oran da, duruşmada, Bakanlık izin şartıyla ilgili, "İzin şartı bizi, Bakan lütfuna maruz kalmış gibi gösteriyor" diyerek rahatsızlıklarını dile getirmişlerdi.
Oran, ayrıca, "Çince kriz ile fırsat aynı kelimeyle ifade edilir. Siz bu krizi, dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne göndererek, fırsata çevirebilirsiniz" dedi. Mahkeme, bu talebi, Bakanlıktan sonra değerlendirebileceğini açıkladı.
10 Mayıs 2007'de mahkeme, 301. madde yönünden Bakanlık izin şartı oluşmadığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine ve sanıkların 216. maddede tanımlanan "halkı kin ve düşmanlığı tahrik" suçundan beraatine karar vermişti.
Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 216 ile ilgili beraat kararını, suçun maddi ve manevi unsurları ile oluştuğu gerekçesiyle bozmuştu. Dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu gündemine gelmesiyle, 28 Nisan'daki toplantıda, mahkemenin beraat kararının onanmasına hükmedildi. (EÖ)
ifade özgürlüğü , Baskın Oran , İbrahim Kaboğlu , Azınlık Hakları , eleştiri özgürlüğü , Mehmet Ali Sahin , TCK 301 , Adalet Bakanlığı

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN