AİHM'den Aile İçi Şiddete İkinci Mahkumiyet Yolda

AB ülkeleri arasında aile içi şiddet konusunda ilk kez Türkiye'yi tazminat ödemeye mahkum eden AİHM'nin önünde, Nahide Opuz davasına benzer özellikler taşıyan farklı bir başvuru daha var. Eşinden şiddet gören N.Ş. "yaşamının tehlikede olduğunu ve korunmadığı" gerekçesiyle şikayetçi oldu.

Ankara - BİA Haber Merkezi
24 Temmuz 2009, Cuma

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 2005'te yapılan başvuru için kabul edilebilirlik kararı verdi ve kısa süre içerisinde Türkiye'den savunma isteyeceği ön görülüyor.

1995'ten itibaren eşinden şiddet görmesine rağmen başvuruları sonuçsuz kalan ve 2002'de kendisini ölümle tehdit edip annesini öldüren eski eşi hakkında yaptığı başvuruyla Nahide Opuz'dan sonra AİHM'nin Türkiye'yi yine mahkum etmesine sebebiyet verecek başvurunun sahibi N.Ş.

Yaşamı tehlikede, koruma yok

N.Ş., iki yıldır evli olduğu eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle, 16 Haziran 2004'te Eyüp 2. Aile Mahkemesi'ne başvurdu.

Mahkeme, can güvenliği olmadığını bildiren N.Ş.'nin eşi için 3 ay evden uzaklaştırma kararı verdi.

N.Ş., koruma süresinin bitmesinin ardından, 24 Ocak 2005'te Eyüp 1. Aile Mahkemesi'ne aynı doğrultuda yeni bir başvuru yaptı.

Ancak mahkeme, bu başvuruyu reddetti.

Başvurunun reddedilmesinden iki gün sonra N.Ş. eşi tarafından ağır biçimde dövüldü ve sokağa atıldı.

N.Ş., bunun üzerine, darp edildiğine yönelik sağlık raporu alarak Gaziosmanpaşa 1. Aile Mahkemesi'ne başvurdu.

Mahkeme, Eyüp'teki mahkemenin red kararı vermesine rağmen, olayın Eyüp ilçesi sınırlarında gerçekleştiği gerekçesiyle N.Ş.'nin koruma talebini geri çevirdi.

N.Ş.'nin bunun üzerine Eyüp'teki mahkemeye yaptığı ikinci başvuru da reddedildi.

Karara yapılan itirazın da reddedilmesi üzerine N.Ş., iç hukuk yolları tükendiği için AİHM'ye başvurdu.

Koruma kararı şiddeti önlüyor

N.Ş.'nin avukatı Habibe Yılmaz Kayar, "Müvekkilim, aldığı ilk 3 aylık koruma kararından sonra şiddet görmedi. Ancak ikinci koruma kararı talebinin mahkeme tarafından reddedilmesinin hemen ardından şiddet gördü. Koruma kararı verilseydi bu darp yaşanmayacaktı. N.Ş.'nin yeniden şiddete maruz kalması, mahkemece korunma kararı verilmemesi ile doğrudan ilgilidir" dedi.

Yılmaz Kayar, mahkemelerin N.Ş.'nin yaşadığı şiddeti belgeleyen darp raporuna rağmen koruma kararı vermemelerinin ve şiddeti uygulayan hakkında da suç duyurusunda bulunmamalarının AİHS'nin adil yargılanma hakkı, yaşam hakkı ve işkence yasağı gibi bir çok ilkesinin ihlali niteliğinde olduğunu belirtti.

AİHM'nin, N.Ş.'nin başvurusunu kabul edilebilir bulduğu ve bir süre sonra Türkiye'den savunma isteyeceği bildirildi. (GS/EZÖ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN