ERTUĞRUL KÜRKÇÜ'DEN "BARIŞ GRUPLARI" GELİRKEN

Tarihsel Bir Dönemin Eşiğindeyiz

Sonuncu Kürt isyanı Türkiye'nin kaderini belirleyerek son bulabilir. Sürecin bu yöne evrilmesi herkesten çok, Kürt özgürlük hareketi ve hapisteki lideri Abdullah Öcalan'ın 1999'dan bu yana izlediği, barış ve çözümü halkların kardeşliği ve özgürlüğünde arayan politikalarının ürünü olacak.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
19 Ekim 2009, Pazartesi

Bu bir dejavü değil. 10 yıl öncesi tekerrür etmeyecek sanki. Son anda bir "Ergenekon" hamlesiyle her şey altüst edilmezse, bu kez savaşın yurtları dışına sürdüğü Kürtler'in Mahmur, Kandil ve Avrupa'dan anayurtlarına dönüşüne devletin yol verdiğini, hiç değilse yol kesmediğini düşünmek için pek çok nedenimiz olacak.

O zaman yalnızca bir sembolizmden değil işleyen bir süreçten söz etmek ve bu sürecin işletilmesi sorumluluğuna ortak olmak, "barış"ı, toplumsal kurtuluşun bir momenti olarak gören herkesin de boynuna borç olacak.

Şimdi daha çok açığa vurulan bilgiler, devletin bu kez Öcalan'ın "dönüş"çağrısını 10 yıl önce olduğu gibi elinin tersiyle itmediğini, hatta bu çağrının bir ölçüde karşılıklı zemin yoklamalar sonucu oluştuğuna dair ipuçları sunuyor.

Kürt özgürlük hareketinin üç koldan giriştiği bu hamle, bir "açılım"a nereden başlayacağına bir türlü karar veremediği görülen hükümete, bir hareket noktası sağlıyor. Kürtler, karşı tarafta bir türlü harekete geçemeyen "barış" dinamiğinin de muharriki rolünü üstleniyorlar.

Devletin bir "güvenlik" operasyonu bağlamında, egemenliğin restorasyonu zihniyetiyle giriştiği "açılım"ın barışla sonuçlanması, sürecin yüzünü özgürlüğe dönüp dönmeyeceğine bağlı.

Sonuncu Kürt isyanı gerçekten bitebilir, yalnızca Kürtlerin değil Türkiye'nin kaderini de belirleyerek son bulabilir. Sürecin bu yöne evrilmesi herkesten çok, Kürt özgürlük hareketi ve hapisteki lideri Abdullah Öcalan'ın 1999'dan bu yana izlediği, barış ve çözümü halkların kardeşliği ve özgürlüğünde arayan politikalarının ürünü olacak.

Türkiye, statükoya, zulme ve inkâra boyun eğmeyen halkların mücadelesiyle özgürlük ve kardeşliğin egemenliğine doğru adım adım ilerliyor. Tarihsel bir dönemden geçiyoruz.... (EK)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
İLGİLİ bianet HABERLERİ
İLGİLİ DIŞ BAĞLANTILAR
ANAHTAR SÖZCÜKLER

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN