Savcının Aklı Hala Eski "TCK 438"de

Acar-Savran, Düzkan, Moroğlu ve Aydın seks işçisi bir kadının tecavüze uğraması üzerine açılan davada, Savcılık tarafından yazılan iddianamede “mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulmadığı” ibaresini yorumluyor.

Kayseri - BİA Haber Merkezi
27 Temmuz 2011, Çarşamba

Kayseri'de seks işçisi olarak çalışan F.O., "bizim için çalışıp parayı bize vereceksin" diyen İ.S. ve H.A.'nın saldırısına ve tecavüzüne uğradı. F.O.'nun tecavüzcülere açtığı davada Kayseri Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede   "müştekinin geçimini hayat kadını olarak sağlaması nedeniyle, rızaya dayalı olmasa bile cinsel ilişkinin mağdurenin beden ve ruh sağlığını bozmasının söz konusu olmadığı" ifadesi yer aldı.

Savcılığın böyle bir iddianame yazması, 1980'li yıllarda Antalya'da bir seks işçisine yapılan tecavüzün ardından savcılığın, o dönemde yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 438. maddesine dayanarak tecavüzcülerin cezasını üçte iki oranında indirmesini hatırlattı.

Eski  TCK 438. madde şöyle idi: "Irza geçmek ve kaçırmak fiilleri fuhuşu kendine meslek edinen bir kadın hakkında irtikâp olunmuş ise, ait olduğu maddelerde yazılı cezaların üçte ikisine kadarı indirilir."

Muhafazakarlaşma ve Erkek Egemen Zihniyet

İddianameyle ilgili olarak konuştuğumuz, feminist Gülnur Acar-Savran, feminist-gazeteci Ayşe Düzkan, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Nazan Moroğlu ve Avukat Cevriye Aydın, iddianamenin mevcut siyasi muhafazakarlaşmanın bir sonucu olduğu konusunda ortaklaşıyor.

Acar-Savran: İddianame Hukuksuz Bir Davranış

* Bu iddianame kadın düşmanlığıdır; muhafazakarlığın saldırısı ve kadına karşı şiddetin meşru kılınmasıdır.

* Bu iddianame bütün kadınlara karşı yazılmıştır. Bu hukuksuz uygulama bir üst mahkemede bozulabilir.

* Tecavüze uğrayanın seks işçiliği yapmasından dolayı böyle bir ayrımcılığa uğraması, her kadını saldırıya uğradığında "iffet"ini kanıtlamaya zorlar.

Düzkan: Kadını Erkeğin Mülkü Saymak

* İddianamedeki zihniyet erkeği kadının sahibi sayan bir anlayıştır. Seks işçisi, "sahipsiz" olduğu için böyle bir ayrımcılığa maruz kalıyor.

* Siyasi muhafazakarlaşma, kadınların mücadele sonucu elde ettikleri kazanımları geri alıyor.

* Kadınlar mücadele yöntemlerini gözden geçirmeli.

Moroğlu: Eşitlik İlkesine Aykırı

*  Böyle bir ifadenin iddianamede yer almaması gerekirdi. Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı.

* 1990 yılında yürürlükten kaldırılan TCK 438. maddeyi hatırlatıyor.

* Bu iddianame, kafaların erkek-egemen çalıştığını gösteriyor.

Aydın: Hukukun Himaye Edici Yönüne Karşı

* Bu iddianamedeki ayrımcılık, savcının toplumsal ahlaktan destek alarak uyguladığı ayrımcılıktır.

* İddianame, anayasanın ayrımcılığı yasaklayan maddelerine aykırı.

* İddianame, mağdureyi ezecek bir şekilde biçimlenmiş. (GY)

 

 

 

 

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN