İstanbul Üniversitesi öğrencileri Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra durumu anlattılar. "Zaten hemen hallolacağını düşünmüyorduk. Aramızda sorun yok, durum ekranlardaki gibi değil."
(Kadın, Matematik, 1.sınıf, başörtülü) Kendimizi Türk vatandaşı gibi değil, farklı bir şey gibi görüyoruz, ucube gibi.Başörtüsü laikliğe zarar vermiyor, bizim için önemli olan, onlar için önemsiz. Yargıya güveniyoruz aslında ama karar şoke edici, şekil bakımından incelenecek zannediyorduk, çok şaşırdık. Yargıya söz etmemek en iyisi.. Zaten hemen hallolacağını düşünmüyorduk, herkes her şeye hemen uyum gösteremez.
(Kadın, İngiliz Edebiyatı, 4.sınıf, başörtüsüz) Türbana karşı değilim. Şartlı demokrasi olduğunu düşünüyorum. İnsanlar açıkken yaptıklarını kapalıyken de yapabilir. Eşit hak sağlanmalı. Aynı sınıfta okuduğumuz insanlarla aramıza duvar örmeye çalışıyorlar, bunun ırk ayrımcılığından bir farkı yok. 50-60 yıl önce siyahları üniversiteye sokmuyorlardı, bugün siyah bir başkan adayları var. Şimdi, keşke 60 yıl önce siyahları üniversiteye alsaydık diyorlar.
(Kadın, İngiliz Edebiyatı, 4.sınıf, başörtülü) Resmen başörtülülere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor. Siyasiler "türbanı" bir güç olarak görüp insanları geriyorlar.
(Kadın, Sosyoloji, 4.sınıf, başörtüsüz) "Türbana" karşıyım. Başörtülü arkadaşlarımla aramızda fikir ayrılığı olmasına rağmen bir sorunumuz yok.Yasanın çıkmasıyla birlikte bir gerginlik hissedildi, bunun da planlanmış olduğunu düşünüyorum. Buna karşın İstanbul Üniversitesi'nde bir sorun olacağını düşünmüyorum fakat Anadolu'daki üniversitelerde baskı ve sindirme aracı olarak kullanılabilir, o zaman da biz azınlık durumuna düşeceğiz.
(Kadın,Yüksek Lisans öğrencisi, başörtülü) Kendimi çok kötü hissediyorum. Okula girerken açılmak zorunda kalmak hakaret gibi bir şey, yok şurada takamazsınız, yok burada takabilirsiniz... Başörtüsü takmayan arkadaşlarımız bize karşı hoşgörülüler, hiçbir şey ekranlardan yansıtıldığı gibi değil.. Kutuplaşma yok.
(Erkek, Fizik, 1.sınıf) Dışardan göründüğü gibi kutuplaşma yok. Ben Alevi öğrenci olmama rağmen " türbana" karşı değilim, ama bunun alet edilmesine karşıyım. Farklı bir hükümet döneminde olsaydı "türbanın" serbestliğini savunabilirdim ama insanın iktidardakiler otur dediğinde oturası gelmiyor.
(Kadın, Türk Dili ve Edebiyatı, 4.sınıf, başörtüsüz ) Aramızda kutuplaşma söz konusu değil, dört yıl içinde başörtülü öğrenci sayısı arttı ama bu arkadaşlara karşı fikrim değişmedi; çünkü başörtüsünü dini bir görüş olarak kabul ediyorum. Üniversite lisenin bir uzantısı değilse, kılık kıyafete karışılmamalı, biri mini etek giyiyorsa diğeri başörtüsü takabilir.
(Erkek, Matematik, 3.sınıf) Anayasa Mahkemesi'nden bu kararı bekliyordum. Sadece üniversiteye girip girmeme meselesi değil, kamplaşma var ve "türban" bunun bir aracı olarak kullanılıyor.
(Kadın, Sosyoloji, 2.sınıf, başörtüsüz) Özgürlük anlamında serbest olmalı. Bu dönem türbanın hükümet tarafından kullanıldığını düşünüyorum, bu yüzden yasağı doğru buluyorum. Aramızda kutuplaşma olduğunu söyleyemem ama hayat tarzlarımız farklı, iletişimde bir sorun yok sadece ortamlar ayrışıyor. Ben başörtülü arkadaşlarım için üzülüyorum, dışlanıyormuş gibi oraya geçip "örtünmek"...
(Kadın, matematik, 4.sınıf, başörtülü) Anayasada olmayan bir şey yorumla geliyor, hukukçuların hukuksuzluk yapması saçma. Biz okulda birlikte okuyoruz bir sorunumuz yok. "Türbanı" okula girerken çıkarıp, çıkarken takmanın zorluğunu sadece yaşayan bilir.
Konuştuğumuz kadın öğrencilerden üçü, 30'lu yaşlarında, evli ve çocuk sahibiydi. 1998'de başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimlerine ara verip yıllar sonra kendi deyimleriyle "yarım kalmışlığa" dayanamayıp üniversitelerine geri dönmüşler.
"Bu ideolojik kaygıya boyun eğseydik evde oturacaktık. Şimdi hem okuyoruz hem çalışıyoruz hem de çocuk yetiştiriyoruz" diyen kadınlar mezun olunca hangi alanda çalışacaklarını düşünüyorlar. "Türban" serbest olsaydı biri akademik kariyer, diğer ikisi de devlet okullarında öğretmenlik yapmak istediklerini, ama bu durumda özel sektörde çalışmak zorunda bırakıldıklarını belirttiler.
"Ben özel sektör yanlısı değilim, bizi eğiten hocalarımın yerinde olmak isterdim ama başka seçeneğim yok."
(Kadın, Türk Dili ve Edebiyatı, 4.sınıf, başörtülü) Ekranlarda, cumhurbaşkanının karısı türbanlı diye bu trendin yükseldiği söyleniyor; evet, bazı kesimler için böyle ama ben evden çıkarken türban taktığımda insanların beni farklı algılayacaklarını biliyorum; geri kafalı olarak görülüyoruz.. Ben bu etiketi taşımak istemiyorum, nasıl bir ülkede yaşadığımı anlayamıyorum.
(Kadın, Türk Dili ve Edebiyatı, 4.sınıf, başörtülü) Türban yasağını mantıksız bir dayatma olarak rencide edici buluyorum. Anayasa Mahkemesi'nin aleyhimize karar verebileceği endişesi vardı ama sağduyu hakim olmalıydı, yanlış yoldan dönerler diye düşünüyordum. Biz Türkiye vatandaşı değil miyiz, o zaman vergimizi de almasınlar, biz yokmuşuz gibi davransınlar. Hepimiz bir ağacın dalları değil miyiz?
(Kadın, Türk Dili ve edebiyatı, 4.sınıf, başörtülü) Bu kararı çok hayal kırıcı buluyorum. Bizim okul içinde bir kamplaşma durumumuz yok, gayet iyi anlaşıyoruz, dışardan göründüğü gibi değil. (CU-NV/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN