"Bakan Mehmet Şimşek’in söylediklerinde doğruluk payı olabilir mi? Olabilir. Ama eğer kadının yerinin evi olduğu doğruysa" diyen Eğitim Sen'den İşbert'e göre sorun kadınların iş aramaya başlaması değil, iş arayan kadınların iş bulamaması.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Kadın Sekreteri Gülçin İşbert "Devlet Bakanı Mehmet Şimşek işsizliğin resmi rakamlarla yüzde 13’e çıkmasının faturasını kadınlara kesti" diyor.
Şimşek "İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Çünkü kriz dönemlerinde daha çok iş aranıyor. Özellikle kadınlar arasında kriz döneminde işgücüne katılım oranı daha artıyor" demişti.
"Ekonomik kriz koşullarında daha önce iş aramayan kadınların iş aramaya başlamasından daha anlaşılır bir şey olamaz" diyen İşbert'e göre esas sorun iş arayan kadınlar için istihdam olanağı bulunmaması.
Kadınların iş gücüne katılma oranının yüzde 22'ye düştüğünü hatırlatan İşbert "Nedeni, kentlerdeki iş olanaklarının kırdan kopan kadın iş gücünü istihdam etmeye elvermemesi" diyor.
"Kentlerde kadınların işsizlik oranı erkeklerinkinden daha yüksek. Çalışma çağında olup da iş gücüne dâhil olmayan her üç kadından ikisi ev kadını. Bu kadınların bir kısmı, çocuk ve yaşlı/hasta bakım kolaylıkları sağlandığı takdirde çalışmaya hazır durumda."
İşbert çalışan kadınlara da değiniyor:
"Çalışıyor görülen kadınların yzüde 40’ı 'ücretsiz aile işçisi' statüsünde. Yani emeğinin somut bir kaşlığı yok. Kadın istihdamına ilişkin en olumsuz durum ise çalışan her yüz kadından 68’inin kayıt dışı olması. Bunun anlamı hiçbir sosyal hakkının, iş güvencesinin ve sosyal güvenliğinin bulunmaması; çalışanları korumayı amaçlayan hiçbir düzenlemeden yararlanamaması."
"Bakan’a göre kadınlar iş aramasa, işsizlik oranı daha düşük görülebilir" diyen İşbert'e göre sorulması gereken soru, kadınların iş aramasının bakanın ima ettiği gibi arızi bir durum mu olduğu.
"Normal olan kadınların iş aramak yerine evde oturması mı? Şimşek’in sözlerinden 'evet' yanıtı çıkıyor. Hükümetin bu tür bahanelerin arkasına saklanmak ve krize karşı önlemden sadece sermayeyi kollayan girişimleri anlamak yerine, işsizliğe ve yol açtığı sosyal yaralara gerçekçi, sonuç alıcı ve mağduriyetleri giderici önlemler alması gerekir." (EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN