ÖDP Başkanı Kozanoğlu, Ermeni tehcirine ezenlerin değil, ezilenlerin gözüyle bakılmalı dedi: Ermeni yurttaşlarımızın rencide edilmesinden sakınılmalı. Sınır kapısı açılmalı. Tarihin özgürce tartışılmasını engelleyen kısıtlamalar kaldırılmalı.
Kozanoğlu, konuyla ilgili tartışmalara ÖDP'nin bakışını şöyle dile getirdi:
* Tarihte her konuya, 1915 tehcirine de ezenlerin değil mazlumların diliyle, gözüyle, zihniyetiyle bakabilmeliyiz.
* Bu ülkede yaşayan Ermeni yurttaşlarımızın kendilerini bu ülkenin eşit bireyleri hissetmelerinin koşulları yaratılmalı; onları rencide edecek her türlü demeçten sakınılmalıdır.
* Ermenistan sınır kapısı açılmalı, her türlü ekonomik ambargo ve kısıtlamanın özünde yoksul halka bir zulüm olduğunu gözden ırak tutmadan bu komşu ülkeyle ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkiler geliştirilmelidir. Devletlerarası ilişkilerden öte iki halk arasında insani yakınlaşmalara fırsat yaratmaya özel bir önem verilmelidir.
* "Ermeni tehcirine" ilişkin tarihin özgür bir biçimde tartışılmasını engelleyen kısıtlamalar kaldırılmalı, önyargısız bir tartışma ortamı teşvik edilmelidir.
"Geçmişle yüzleşebilmeliyiz"
Kozanoğlu, mevcut konjonktürde, gereksinme duyulanın, "basınçsız, önyargısız bir biçimde bu konuyu konuşabilmek; geçmişle yüzleşebilme cesareti gösterebilmek" olduğunu söyledi.
"Ezilenler, emekçiler ancak her türden baskıya ve zulme karşı çıkabildikleri ölçüde özgür ve sömürüsüz bir dünya mücadelesinde ilerleme sağlanabilir. Tarihle yüzleşebildiğimiz, yapılan hataları toplumsal belleğimizde mahkum edebildiğimiz zaman geleceğe daha güvenle bakabilmek mümkün olur".
"Irkçı-milliyetçi tarih anlayışıyla Ermenileri dış güçlerin maşası olarak gösterme gayretlerini kabul etmediklerini" ifade eden Kozanoğlu, konunun Alman emperyalizmiyle ilişkisine de dikkat çekti:
"1913'te bir darbeyle iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki'nin Alman emperyalizminin yanında saf tutarak ülkeyi savaşa sokması bir bütün olarak insanlarımızın kıyıma uğramasının aç-bilaç, çaresiz kalmasının temel nedenidir.
Nitekim Sarıkamış'ta kendi askerlerini felakete sürükleyen de bu maceracı kliktir. Ermenilere yönelik tehcir kararı da Meclis'ten, Bakanlar Kurulu'ndan bile gizli İçişleri Bakanlığı aracılığıyla başlatılmış; devlet hiçbir yasal ve insani dayanağı olmadan kendi yurttaşlarını, yaşlıları, kadınları, çocukları kıyıma uğratarak, etnik arındırma politikası izlemiştir". (TK/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN