Onu rekor kitabına konu edenler, memleket memleket gezdirenler, kucaklarına alanlar, hiç "Bu adamın boyuna göre klozet var mı acaba?", "Ne kadar ömrü var?", "Ağrısı sızısı var mı?", "Bir işi, hayatta arzuları var mı?" sorularını sordular mı...
"Dünyanın en kısa adamı" Hı Pingping'in göğsüne ağrı girmiş, katıldığı bir televizyon programında, hastaneye kaldırılmış ve ölmüş. 21 yaşında. Son günlerde Haiti'de Elazığ depreminde ölenlere, sokakta gördüğüm bir deri bir kemik, yaralı ve çaresiz hayvanlara, aklıma geldikçe, Başbakan'ın "Siz Rom'sunuz, insansınız" diye seslendiği Romanların Sulukule'den koparılışına, Selma Aliye Kavaf'ın oturduğu yerde incittiği vicdanımıza ve daha birçok şeye üzüldüm. Eylül'de babam öldü, en yakın "başkası"nın ölümüne, varken yok oluşuna tanık oldum. Anladım ki bir yakınını kaybetmek, sonsuza dek sürecek bir iç sızısı, ne zaman esip savuracağı asla bilinmeyen bir hasret rüzgârı demekmiş.
Ama sizi temin ederim Hı Pingping'in ölümü bütün bunlardan çok farklı bir keder yerleştirdi içime. O televizyon programı, bu televizyon programı sürüklenmekten, kendisine yapılacaklara boyun eğmekten başka çaresi yoktu. Çünkü "küçüktü", "yoksuldu". "The Elephant Man" filminin güncel bir versiyonunu izlediğimi düşünmüştüm, Pingping'i televizyon şovcusu Beyazıt Öztürk'ün kucağında görünce. Yaşadıklarının ne farkı vardı, dünyadaki hâkim beden biçiminden farklı doğan, yani "herkes"e göre bir "ucube" olan John Merrick'in yaşadıklarından? John Merrick, başı bedeninin taşıyabileceğinden ağır olduğu için asla yatar pozisyonda uyuyamaz ve öyle uyumayı denediğinde de boynu kırılır, ölür. Pingping'in narin yapısı da bu kadar çok tantanaya, gürültüye, meraka ve kocamanlığa dayanmadı işte...
Onu rekor kitabına konu edenler, memleket memleket gezdirenler, kucaklarına alanlar, hiç "Bu adamın boyuna göre klozet var mı acaba?", "Ne kadar ömrü var?", "Ağrısı sızısı var mı?", "Bir işi, hayatta arzuları var mı?" sorularını sordular mı... Bu soruları sormayanlar çok mu "büyükler", uzunlar Onlara ancak anlayabilecekleri dilde "Size does not matter", (büyüklüğü önemli değil) demek istiyorum ! Küçücüktü, karşı koyamıyordu. Biraz daha uzun yaşayabilmesi için belki de sakin ve gürültülü stüdyolardan uzak bir hayat yaşaması gerekiyordu. Şimdi, aynı vahşilikle istismar edilen "dünyanın en uzun adamı" Sultan'ı harcamalarına engel olabilsek keşke... (NZ/EK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN