Amargi'nin çıkardığı ve kadınların yazdığı "Kadınlar Dile Gelince" ve Haksız Tahrik" kitapları bir kokteyle tanıtıldı. Editörlerden Aslı Güneş "Kitapla en azından edilgen edebiyat kitlesi olarak görülmemizin ötesine geçip pasif olmadığımızı kanıtladık" derken Ayşegül Sönmez "Haksız Tahrik"i bir eylem kitabı diye niteliyor.
Amargi Feminist Kitabevi'nden çıkan Küçük Hanımefendi'nin Edebiyat Atölyesi: Kadınlar Dile Gelince ve Haksız Tahrik kitapları, dün akşam (30 Eylül), Pera Müzesi'nde yaklaşık 100 kişinin katılımıyla gerçekleşen kokteylde tanıtıldı.
Kadınlar Dile Gelince kitabının editörü Aslı Güneş bianet'e kitabın hazırlık sürecini anlattı:
"Kitap, Amargi'nin çağrısı üzerine başvuran 18 kadının bir yıl boyunca 15 günde bir katıldıkları atölyenin sonunda, -kelimenin tam anlamıyla- kolektif olarak ortaya çıktı. Tartışmalar feminist teorinin kendisi üzerine değildi. Hep birlikte toplumsal edebiyatın tarihsel arka planını okuyarak tartıştık. Sonra da kadınlar tartıştıklarını yazmaya başladılar. Kadın odaklı bir bakışla karşılaştırmalı edebiyat üzerinden; Gustave Flaubert'ın Madam Bovary'sinden, Halit Refiğ'in Aşk'ı Memmnu'suna, Fatma Aliye'ye pek çok metin okuduk."
Kadınlar Dile Gelince'yi neden yazar Sevgi Soysal'a ithaf ettikleri sorusuna Güneş "Kadınlar yazma konusunda çok cesaretsizlerdi. Fakat Soysal'ı okurken yazı yazma konusunda tedirginliklerini giderdiklerini fark ettik" diye cevap verdi.
Dün aynı zamanda "Küçük hanımefendiler"in ilham perisi olan, onlara cesaret veren Soysal'ın doğum günüydü.
Kadınların yazma konusundaki tedirginlikleriniyse Güneş şöyle değerlendirdi:
"Kadınların bu atölyede yazmakta zorlanmalarının bir nedeni tüm edebiyat tarihi içinde nesne olarak kurgulanmaları, özne olarak görülmemeleriydi. Bence kitapla en azından edilgen edebiyat kitlesi olarak görülmemizin ötesine geçip pasif olmadığımızı kanıtladık."
Güneş'in kendilerini neden "Küçük hanımefendiler" dediklerini ve neden kitabın ismini "Kadınlar Dile Gelince" koydukları sorularına cevabı şöyle:
"Jale Parla'nın bir kitabının ismi olan 'Kadınlar dile düşünce'den esinlendik. Evet, kadınlar sahiden de 'dile düşerler' ama bu kez dile geldiler. Yani dile düşmeye atıfta bulunduk. Küçük Hanımefendiler'se popüler edebiyatın kadınları -örneğin nasıl iyi zevce olunacağını gibi- eğitme aracı olarak kullanılmasıyla dalga geçmek için bulduğumuz bir niteleme."
Amargi atölyelerini sürdürmeye devam ediyor. Bu yıl iki atölye dönüşümlü olarak yapılıyor. Atölyelerden biri Donna Kişot Okuma Kulübü diğeri de Full Metal Etek Sinema Kulübü. Güneş, bu atölye deneyimlerini de kitaplaştırmayı planladıklarını aktardı.
Kadınlar Dile Gelince'nin Küçük Hanımefendileri şöyle:
Ayda Baloğlu, Nurcan Bayraktar, Deniz Bekdemir, Gülhan Davarcı, Gülrü Dede, Zeynep Demirsü, Özlem Denli, Badısabah Derdiyok, H. Ezgi Doğru, Sanem Güner, Başak Güntekin, Suzan Karaibrahimgiloğlu, İlkem Ongün Kaya, Pınar Kurtoğlu, Çiğdem Mater, Figen Öcal, Güliz Özarslan, Nil Perçinler, Yurdagül Sayıbaş, Neşe Ceren Tosun, Berna Turhan.
Akademi ve sanat çevresinden 13 kadınla röportajlardan oluşan Haksız Tahrik kitabının editörü Ayşegül Sönmez kitaptaki kadınların hepsinin "birer kahraman" olduğunu söyledi.
Kitapta söyleşilen kadınlar şöyle:
Aksu Bora, Canan Beykal, Canan Şenol, Elif Ekin Akşit, Handan Çağlayan, İnci Eviner, Judith Butler, Neşe Erdok, Nil Yalter, Nur Koçak, Pınar Selek, Şükran Moral ve Tomur Atagök.
Haksız tahrik ismini, Türk Ceza Kanunu'nun "ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler" başlığı altında düzenlenen 5237 sayılı "haksız tahrik indirimi" maddesinden alıyor. Bu madde, töre, namus, ırz cinayetlerini besleyen, kadına uygulanan şiddeti adeta imrendiren bir madde olarak varlığını uzun bir süredir devam ettiriyor.
Kuratörlüğünü Canan Şenol'un üstlendiği eylem-sergi'nin ardından "bir sergi ve eylem kitabı" olan "Haksız Tahrik" için editörü Sönmez şöyle dedi:
"İkincisi ve hatta üçüncüsünü de yapmayı çok isterim. O kadar çok kadın kahraman var ki. Kitapta söyleşilen özneler sabitleştirilmiyor. Söyleşiler kendi içlerinde de çok katmanlı belgelere dönüşüyor. Deneysel bir kitap. Sanat ve akademiden kadınların yan yana gelip feminizm ışığında soruları yanıtlamalarından öte kendi kişisel hayat öyküleriyle de kadınlığa dair çok şeyler anlatıyorlar. "
Sönmez, "kitaptan aklında kalan, kadınların anlattığı en çarpıcı, en şaşırtıcı hikaye nedir?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Kadınların hepsinin hikayeleri sarsıcı aslında ama keşke bugün aramızda olabilseydi dediğimiz Pınar Selek'in bir dönem sokakta yatmasına çok şaşırmıştım." (EZÖ)
* Haksız Tahrik ve Kadınlar Dile Gelince kitapları Amargi Feminist Kitabevi'nden edinilebir.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN