Kot kumlama yapan işçilerin yüzde 38'i tozların akciğerde birikmesi sonucu silikoz hastalığına yakalanıyor. Hastalığını iki yıl önce öğrenen Polat, çalıştığı dönemde silikoz konusunda hiçbir güvenlik uyarısı almadıklarını söylüyor.
İşçilerin yüzde 38.8'inin toza bağlı bir akciğer hastalığı olan silikoz (kumlanma) hastalığının saptandığı çalışmada, "işçilerin çalışma ortamında tozu çekici bir sistem yer almadığı ve çalışanlara tozu teneffüs etmeyi önleyecek filtreli toz maskesi verilmediği" tespit edildi.
İnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı (İNSEV) Başkanı Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, kot kumlama (eskitme) yapan işçilerin yarıdan fazlasının silikoz hastası olduğunu, teşhis konulmadığı ya da şikayetleri olmadığı için sayının bilinmediğini söyledi.
"İnce kum tozlarının solunum yollarıyla alınması, akciğerde reaksiyon oluşturuyor ve katılaşan akciğerler oksijen almayı engelliyor. Ne kadar uzun süre toza maruz kalındıysa, hastalık o kadar ağırlaşıyor. Orta-ağır vakalarda işçi, işi bıraksa da hastalık ilerliyor. Silikoz hastalığının tedavisi yok, sadece nefesi rahatlatıcı ilaç kullanılıyor."
Kılıçaslan'a göre, tedavisi olmayan silikoz hastalığı çalışma koşullarının iyileştirilmesiyle yüzde yüz önlenebilir:
"Tozu tamamen önleyen çalışma ortamı oluşturulmalı ya da işçilerin kompesörden solumalarını sağlayan sistemler kullanılmalı. Madenlerde de aynı tehlike var ama hastalık oranı çok düşük, çünkü gelişmiş yöntemlerle, toza maruz kalmayacak şekilde çalışıyorlar."
Gazi Polat, 2001-2007 döneminde Merteks şirketinde kot kumlamacı olarak çalışmış ve silikoz hastalığını öğrendikten sonra meslek hastalığı raporunu alarak işten ayrılmış.
Üç dört metrelik odalarda, yoğun toza maruz kalarak çalıştığını söyleyen Polat, bu konuda hiçbir güvenlik uyarısı almadıklarını söyledi.
"Biz hastalığı öğrendikten sonra, bir çok kumlama şirketi kapatıldı, kalanlar da kabin sistemine geçti, daha az toza maruz kalıyor insan. Bakanlıktan denetime geliyorlardı, kimse demiyordu bu iş tehlikeli, böyle bir hastalık var. Tedaviye gidenler de tüberküloz tedavisi görüyordu. Silikozdan ölen 150 kişi kayıtlara 2 kişi olarak geçti."
Meslek hastalık raporunun kendisine, başta sağlık hizmetleri olmak üzere hiçbir faydası olmadığını söyleyen Polat, raporun sigortalı bir iş bulmasına da engel olduğunu söyledi:
"'50 kg kaldırırsan ciğerin patlayabilir' diyor doktor, hafif işi nereden bulayım? Durumu öğrenince kimse yanaşmıyor işe almaya. Benim iki çocuğum var, birini okula gönderemiyorum. Eşimi de işten çıkardılar, şu an bize 15 yaşındaki oğlum bakıyor."
Polat, 9 Eylül'de kot kumlama işçileri olarak basın açıklaması yapacaklarını söyledi:
"Bir dönem gündem yarattık, sonra Ergenekon mergenekon çıktı, bizim gündem kayboldu."(CU/EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN