Çintay'ın bugünkü yazısı bir kere daha gösteriyor ki medyanın homofobisi ve transfobisi sokaktakinden ne bir adım ileri ne de bir adım geri. Sinsi bir sırtlan gibi bekleyen ikiliye hareket edecek alan verilmemeli.
İstanbul’dan bir Rufus geçti geçen hafta. Kanadalı müzisyen/şarkıcı Rufus Wainwright Aya İrini’nin büyülü atmosferinde bizlere enfes dakikalar yaşattı.
Konser bitiminde büyük çoğunluk için Rufus’un performansı “unutulmayacaklar” listesine yazılmıştı bile.
Bugünkü Radikal gazetesinde gördük ki konseri unutmayacaklardan biri de Nur Çintay'mış.
Rufus’un performansını öve öve bitiremeyen Çintay yaklaşık iki saat süren geceden takıla takıla bir Rufus espirisine takılıp kalmış.
Şöyle ki;
Rufus kendisi için ayarlanan tekne ile boğazın serin sularında gezinirken uzun bir süredir rengarenk ışıklarıyla dikkat çeken köprüleri görmüş ve köprünün çok gey olduğunu düşünmüş.
Nedeni basit: Pembeden mora, gökkuşağının renkleriyle aydınlanan köprü ona Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transseksüellerin (LGBTT) simgesi olan gökkuşağı bayrağını anımsatmış.
Konserde bunu dinleyenleriyle paylaşan Rufus’un yorumuna gülmekten başka yapacak bir şeyimiz yoktu.
Zira Rufus kendince bir ironi yapıyor, belediyedekilerin köprü ışıklarının neyi imgelediğini “çakmadıklarını” söylüyordu. Tabii anlayana...
Çintay yazısında Rufus’un bu ironisine kendince bir açılım getirme gereği duymuş olacak ki en gey sever, en gey dostu, en anti-homofobik haliyle şunu sormuş:
“Rufus zarifti tabii, köprünün bu yanardöner ışıklı, janjanlı, kitsch, rüküş, pavyon haline ‘gay’ demek iltifat sayılmaz mıydı? Gay kültürde daha üst düzey bir görsel beğeni ve tasarım kaygısı yok muydu?”
Ve devamında kaş yapayım derken gözü çıkartmış:
“Ben mesela gay’den ziyade, daha travesti gibi görüyorum Boğaz Köprüsü’nün son halini. Üstünde akan makyajıyla, fazla cafcaflı cart renkleriyle, kendinden başka biri gibi görünmeye kalkmasıyla hüzünlü bir travesti.”
Neresinden tutsak elimizde kalacak bir yorum. Abesle iştigal deyip kestirip atmak var. Lakin Çintay’ın dikkatini çekmek istediğim birkaç nokta bulunmakta.
Çoğu zaman fark etmeden içselleştirdiğimiz homofobi ve transfobi kendine bir mecra bulup akıveriyor kalemimizden, dilimizden, halimizden, tavrımızdan...
Saf bir beklenti midir, kulaklara böyle mi çınlar emin değilim ama gazetecilerin sokakta gördüğü travestiyi döven adamdan, gey olduğunu öğrendiği için elemanını işten atan patrondan, lezbiyenim diyen kızlarını zorla evlendiren ya da öldüren ebeveynlerden bir farkı olması gerektiğini düşünüyorum.
Yoksa ortalama algının muhafızları olmaktan öteye gidemeyiz. Çok okunuruz belki ama bir arpa dahi yol alamayız...(BÇ/EZÖ)
medya , homofobi , Radikal gazetesi , LGBTT , travesti , transseksüel , toplum , transfobi , nur çintay , gey , gay , lezbiyen , biseksüel

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN