BAHAR TOKER soruyor

Sinsi Homo/Transfobi: Adam mı Olalım Özgürlükçü mü?

"Çok değerli eşcinsel arkadaşlarım da var çalıştığım. Ayrıca kendim destek de olmaya çalışıyorum onlara" diyen Levent Kırca devam ediyor: "Gazetede bir transseksüelle yaşadığım haberini okuyan 'bizde bunu adam sandık demez mi bana"...

Ankara - BİA Haber Merkezi
07 Şubat 2009, Cumartesi
Homofobi ve transfobiyle gündelik yaşamda karşılaşmak hiç de zor değil. Kimi zaman gülerek kimi zaman dışlayarak, aşağılayarak, şiddet uygulayarak gerçekleşen bu ayrımcılık maalesef artık kendine has bir ismi bile olan cinayetlere kadar varıyor: “Nefret cinayetleri”.

Homofobinin bu kadar açık ve net oluşu alışkın olduğumuz bir durum. Bir diğer üzerinde durulması gereken konu ise, “Homofobik / transfobik değilmiş gibi görünmek”.

Bu tavrı genel olarak homofobinin de oluşmasının nedeni olan toplumsal baskı ile özgürlükçü görünme kaygısı arasında bir zemine oturtmak gerekiyor.

Bir örnek üzerinden anlatmaya çalışayım. Balçiçek Pamir’in Habertürk’te sunduğu Söz Sende programına 4 Şubat'ta konuk olan Levent Kırca, medyanın saldırgan tutumunu eleştirmek için yaşadığı bir olayı anlattı.

Sözleri yakalayabildiğim kadarıyla şöyle:

“Bizim tiyatromuzda da birçok tiyatroda olduğu gibi çalışan eşcinseller var. Çok değerli eşcinsel arkadaşlarım da var çalıştığım. Ayrıca kendim destek de olmaya çalışıyorum onlara. Sonuçta bu onların tercihi ve üstüne üstlük sokakta itilip kakılıyorlar."

Bu noktaya kadar eleştirilebilecek noktalar da var tabii. Olumlu eleştiriyi eşcinselliği görünür kılmak, olumsuz eleştiriyi de cinsel kimliğin hala bir tercih gibi algılanması şeklinde yapılabiliriz.

Ancak asıl çelişki bundan sonra başlıyor. Kırca, tiyatrosunda çalışanların cinsel kimlikleri nedeniyle bir gazetecinin kendisini yıpratmak için yaptığı ve sonrasında bu haber nedeniyle gazeteciye de dava açtığını söylediği bir haberi anlatıyor.

"Bu konu üzerinden hakkımda şöyle bir haber yapıldı, çok iri bir adam, artık tamamen dönmüş ama… Transeksüel deniyor onlara değil mi? Onunla fotoğrafımı koymuşlar gazeteye, Levent Kırca bununla yaşıyor diye. Her gün de estetik ameliyat olsun diye para veriyormuşum. Yahu şimdi bu haberi gören insanlar demez mi biz de bunu adam sandık diye bana? Beni kamu önünde rezil ediyorlar, ben de dava açtım tabii."

Sonrasında Kırca davayı kaybetmiş fakat nedenlerini açıklamadığı için o konuya değinemiyorum.

Tam bu noktada homofobi sinsi bir hal alıyor. Kırca, eşcinsellere karşı olumsuz bir tavır almamakla birlikte desteklediğini dahası yaşadıkları zorlukların farkında olduğunu ulusal bir kanalda dile getiriyor. Hayatında değer verdiği insanların arasında eşcinsellerin de olduğunu belirtiyor. Fakat "kendisinin bir transseksüelle yaşadığı" haberi yapıldığında tepkisi, herhangi bir yalan habere verdiği tepkiden farklı. Bir izleyicisinin televizyon karşısında elini kaldırıp "biz de bunu adam sanmıştık, tüüü" dediğini hayal ediyor. 

Bu durumda “adam”lık şartı o seyircinin elini kaldırmasına neden olmayacak durumlarla mümkün. Ayrıca açıklaması haberde fotoğrafı kullanılan transseksüelin de onurunu zedeleyecek biçimde.

Bu ikiyüzlü tavır, reddedilemeyecek bir arkadaşlık için eşcinselliği olağan saymak ile aslında homofobi ve transfobi kokan “adam”lığı korumak arasına sıkışan bir kişinin, fobisini yendiğini zannettiği durumları da kendi sosyal çevresinin ona dayattığı ve maalesef bu dayatmanın sonuçlarının “arkadaşından” çok da öteye geçemediği bir durum yaratıyor.

İnsan deneyimleriyle ufkunu genişletiyor /daraltıyor, şekillendiriyor. Ancak deneyimler, farklılıkların kabulü yerine bir arkadaşın kendinden farklı olabileceğinin kabulü şeklinde ortaya çıkıyorsa orada özgürlükten değil sadece kalıp yargıları aşamayan kişisel bir tavizden bahsedilebilir. (BT/EZÖ)

* Bahar Toker, Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı yüksek lisans öğrencisi. 


BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN